Gümrükte haksız ihtiyati tedbirle alıkonan ürünler ve kötü niyetli marka tescili iddiaları nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat karşı davası detayları.
Özet: Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle açılan bu davada davacı, davalının yanıltıcı beyanlarla ürünlerini gümrükte haksız yere alıkoydurması ve uzun süreli kötü niyetli markasal taklit eylemleri sonucu yaklaşık 10.000 USD maddi zarar, ticari itibar ve manevi kayıp yaşadığını iddia ederek tazminat talep etmekte; davalı ise karşı davanın asıl dava ile bağlantısız olduğunu ve ihtilaflı marka üzerinde hukuki menfaati bulunduğunu savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/604
KARAR NO : 2025/74
DAVA : Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/09/2018
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu cevap ve karşı dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin grup şirketi olan .... San. ve Tic. A.Ş. tarafından üretilip ihraç kayıtlı olarak müvekkili tarafından Bulgaristan firması ....'ye ihracı yapılacak olan ürünlerin karşı tarafın şikayeti ve ihbarı ile Gümrük Müdürlüğü tarafından muhafaza altına alınmasından sonra, karşı tarafın gerçekleri gizleyerek Mahkeme'yi yanıltmak suretiyle hak sahipliği varmış gibi delil tespiti talebiyle menkullerin muhafazasını talep ettiğini, dosya üzerinden menkullerin muhafazasının devamına karar verildiğini, itirazlarının duruşmalı değerlendirilmesi sonunda tedbir kararının kaldırıldığını, davacı şirketin yetkilileri ve ortaklarının (müvekkili şirkette uzun süre pazarlama sorumlusu olarak çalışmış olan ...), gerek şahsen ve gerekse şirketleri adına uzun zamandan beri eylem birliği içinde ve kötü niyetli olarak hareket etmek suretiyle müvekkilinin markalarını taklit ederek, benzerlerini tescil ettirmeye çalışarak SMK'ya aykırı işlem ve eylem birliği içinde olduklarını, müvekkilinin uzun zamandır kullandığı markaları, tescilli/tescilsiz unvanları, müşterilerinin kullandığı benzer markaları taklit edip TPMK nezdinde tescil etmeye çalışan ... ve ... Kimya'nın tamamen kötü niyetli olduklarını, ...'nin, müvekkili şirkette çalıştığı dönemde pazarlamadan sorumlu olduğundan marka işlerini de takip ettiğini, bu dönemde müvekkilinin ana markası olan "...." markasına benzer birçok markayı eşi .... adına tescil ettirdiğini, kötü niyetli tescillerin fark edilmesiyle birlikte karşı taraf markalarının hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve sonrasında buna rağmen benzer markalara tekrar müracaat ederek, haksız eylemlerine yasal koruma elde etmeye çalışmaya devam ettiğini, karşı tarafın, uzun süre müvekkilinin tescilli markalarını taklit ettiği için taraflar arasında davalar devam ederken, bu kere şirketin/grubun uzun süre üretimini yaptığı ancak Türkiye'de tescili yapılmamış olan “...” markasını kötü niyetle tescil ederek müvekkilini taklitçilikle suçlamaya çalıştığını, 2010 yılından beri faturalar incelendiğinde müvekkili şirketlerden üretici firma ... A.Ş.nin ... markasını kullandığının görüleceğini,... tarafından yapılan şikayette, tedbir talep edenin niyetinin sadece müvekkili şirketler grubuna zarar vermek, ayrıca müvekkilinin müşterisini müvekkilinden soğutup haksız olarak elde etmek olduğunu, karşı tarafın müvekkilini mağdur etmek için ... isimli müşterisine sattığı ürünleri Gümrükte haksız olarak durdurup, tedbir kararı aldırdığını, karşı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı şikayetler sebebiyle müvekkiline ait tüm ihraç konteynerlerinin boşaltılarak tek tek arandığını, bu esnada arama ücretleri, konteyner bekleme ücretleri, ardiye ücretleri, araç ücretleri dahil olmak üzere yaklaşık 10.000 USD'yi bulan zararlarının ortaya çıktığını; müşterileri nezdinde terminlere yetişememe ve suçlu imiş gibi muamele yapılması sebebiyle yine ağır manevi zarar ve ticari itibar kaybına uğradığını, açıklanan nedenlerle verilen tedbir kararının haksız ve mesnetsiz olduğu, tedbir isteyenin korunacak bir hak ve menfaatinin bulunmadığı, Gümrükte bekletilen eşyalar ya sebebiyle müvekkilinin ticari itibarı ve ülkemizin ticari değerlerinin açıkça yok olduğu dikkate alınarak mukabil davanın kabulü ile HMK 107 vd. Maddelerine göre fazlaya dair hakları, şikayet hakları ve diğer konulardan kaynaklı dava ve hakları saklı tutarak şimdilik belirsiz alacak davası nitelendirmesiyle 1.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminatın mukabil davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, masraf ve vekalet ücretinin her iki dava açısından davacı(mukabil davalılar) üzerine tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili Mahkememizin .... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu karşı davaya cevap dilekçesi ile, asıl davanın ... ibareli marka nedeniyle ikame edildiğini, ... ibareli markanın davanın konusu olmadığını, karşı davanın açılabilmesinin koşullarından birinin arada bağlantı bulunması olduğunu, HMK 132/1-b maddesinin "Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır" şeklinde olduğunu, ... ibareli marka ile bağlantı bulunmadığından davacı yanın işbu marka açısından taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, ... ibareli marka açısından da müvekkili şirketin hukuki menfaatinin bulunmadığına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ... ibareli markaların maliki olduğunu, davalı-karşı davacının tazminat taleplerinin de kabulünün mümkün olmadığını, tazminata hükmedilebilmesi için kusur ve zararın ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin tescilden doğan hakkınının korunması için hukuki girişimlerde bulunması nedeniyle tazminata hükmedilmesi mümkün olmadığını, ihtisas mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde ittihaz edilen karar uygulanmış olup, hukuka aykırı bir işlemin söz konusu olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceğini, nitekim tazminata hükmedilebilmesi için davacının "Gümrükte bekletilen eşyalar ya sebebiyle müvekkilimizin ticari itibarı ve ülkemizin ticari değerlerinin açıkça yok olduğu" gerekçesiyle uğradığı zararını ispatlanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyası üzerinden haksız ihtiyati tedbirden kaynaklı tazminat talepli karşı davanın 12/11/2021 tarihli celse ara kararı ile tefrikine karar verilmiş ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/09/2018 tarih, .... değişik iş sayılı kararı ile tedbir talebinin 10.000,00 TL teminat karşılığı kabulü ile "... Gümrük Müdürlüğü'nün 05/09/2018 tarih ve .... sayılı durdurma kararına konu, karşı yan ... San.Tic.Ltd.Şti adına işlem gören 31/08/2018 tarih ve ... sayılı gümrük çıkış beyannamesi muhteviyatı "... " ibareli 27.648 adet oda spreyi ve "... " ibareli 13.296 adet traş köpüğü cinsi eşyanın bulundukları yerde TEDBİREN MUHAFAZASININ DEVAMINA," karar verildiği, 02/10/2018 tarihli karar ile 10.000,00 TL karşı teminat ile tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 31/12/2018 tarih, ... esas, .... karar sayılı kararı ile, 50.000,00 TL teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, esas hakkındaki davanın ... esas ile açıldığı anlaşılmıştır.
Bekletici mesele yapılan Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından, davalı ... Kozmetik Pazarlama Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine, davalının, davacıya ait markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men ve ref' taleplerine yönelik açılan davada, deliller toplanmış, taraf tanıkları dinlenilmiş, bilirkişi raporları alınmış ve Mahkememizin 03/12/2021 tarih, ... karar sayılı kararıyla, "davalının, davacı firmanın marka tescil tarihlerinden önce davaya konu markayı Bulgaristan'da bulunan firmalar ile yaptığı fason üretim anlaşmaları ve ihracat yolu ile kullandığı, davacının ise marka tescil tarihinden önce markanın kullanımına ilişkin bir delil sunmadığı, davacı firmanın 12/09/2018 tarihli İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre tek ortağı ve sahibinin ... olduğu, ...'nin, davacı firmanın eski çalışanı olduğu, hatta davalı tanıklarına göre 16 yaşında çalışma hayatına davalı firma sahibinin yanında başladığı, bu durumda davalı firmanın, sunulu faturalar ile sabit "..." markası ile yapmış olduğu ticaretten haberdar olmamasının beklenemeyeceği, davalı firmadan ayrılıp, davacı şirketin sahibi olduktan sonra, davalı firmada çalışırken ithalat yolu ile ticaretinden bilgi sahibi olduğu markanın tescilini sağlayarak marka hakkına tecavüz kaynaklı davalar ikame etmenin MK. Md.2'e tanımını bulan iyiniyet ve TTK 54 ve devamı maddelerinde belirlenen ticari dürüstlük kurallarına uygun olmadığı, hukukun ise kötüniyetli davranış ile ticari dürüstlük kurallarına uygun olmayan hukuki ve ticari fiilleri korumayacağı" gerekçesiyle "davacının davasının reddine" karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 04/04/2024 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve hükmün 30/04/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davacı vekili 27/12/2024 tarihli dilekçesi ile, açılan davada 1.000 TL maddi tazminat, 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, müvekkilinin, davaya konu edilen malları Bulgaristan'a ihraç ettiği için Bulgar Nakliye şirketi ... ile anlaştığını ve o tarihte yaşanan haksız süreç sebebiyle ilgili şirketin, Gümrükte bekleme dönemi için müvekkiline 14/09/2018 tarih 11 nolu fatura ile "penalty for delay"(gecikme cezası) açıklamasıyla 2.000 EURO ve 12 nolu fatura 1.800 EURO ceza kestiğini, müvekkilinin o tarihte bu cezayı ödediğini, tüm bu kayıtların bilirkişi raporunun 14. Sayfasında açıkça tespit olunduğunu, açıklanan nedenlerle, maddi tazminat taleplerini, 3.800 EURO -ödeme tarihindeki kur üzerinden 27.285,24 TL olarak karar ve ödeme tarihindeki lehlerine olan kur farkı ile birlikte ödenmesine karar verilmesini, dava tarihinden itibaren döviz faizi işletilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
HMK'nun 399/1.maddesine göre "Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür."
Somut olayda, davalının, davacı aleyhine Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosya üzerinden 07/09/2018 tarihinde tedbir kararı aldığı, davalının açmış olduğu ... esas sayılı dosyadaki markadan doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasının "davalının, davacı firmanın marka tescil tarihlerinden önce davaya konu markayı Bulgaristan'da bulunan firmalar ile yaptığı fason üretim anlaşmaları ve ihracat yolu ile kullandığı, davacının ise marka tescil tarihinden önce markanın kullanımına ilişkin bir delil sunmadığı, davacı firmanın 12/09/2018 tarihli İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre tek ortağı ve sahibinin ... olduğu, ...'nin, davacı firmanın eski çalışanı olduğu, hatta davalı tanıklarına göre 16 yaşında çalışma hayatına davalı firma sahibinin yanında başladığı, bu durumda davalı firmanın, sunulu faturalar ile sabit "..." markası ile yapmış olduğu ticaretten haberdar olmamasının beklenemeyeceği, davalı firmadan ayrılıp, davacı şirketin sahibi olduktan sonra, davalı firmada çalışırken ithalat yolu ile ticaretinden bilgi sahibi olduğu markanın tescilini sağlayarak marka hakkına tecavüz kaynaklı davalar ikame etmenin MK. Md.2'e tanımını bulan iyiniyet ve TTK 54 ve devamı maddelerinde belirlenen ticari dürüstlük kurallarına uygun olmadığı, hukukun ise kötüniyetli davranış ile ticari dürüstlük kurallarına uygun olmayan hukuki ve ticari fiilleri korumayacağı" gerekçesiyle reddedilerek hükmün 30/04/2024 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla madde lafzında belirtildiği şekliyle davalının, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğunun kesin delil mahiyetindeki kesinleşmiş ilamla sabit olduğu, tazmin koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davalının kusurlu eylemi nedeniyle davacının zararına neden olduğu, ihtiyati tedbir kararının uygulandığı dönemde davacı tarafından, dava dışı ... şirketine gümrükte bekleme dönemi için 3.800 Euro ödediği, zararın ödeme tarihindeki kur üzerinden 27.285,24 TL olarak hesaplandığı, söz konusu meblağın oluşa ve delillere uygun bulunduğu, davacının ayrıca haksız fiil nedeniyle manevi zararının da oluştuğu, talep edilen 20 bin TL manevi tazminatın tarafların mali durumları ile davalının kusurunun derecesi ile orantılı olduğu hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde tazminat alacağını Türk Lirası cinsinden istediği, Mahkememizce de Türk Lirası cinsinden alacağa hükmedildiği, bu itibarla dava tarihi ile fiili ödeme tarihindeki kur farkının icra safhasında davacı tarafça dikkate alınacak muhayyerlik hak olduğunun kabulü yönündeki talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
-27.285,24 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek döviz faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
-20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilemesine,
-Davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile sunmuş olduğu fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Alınması gereken 3.230,05 TL ilam harcından, davacı tarafça Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına yatırılan 359,00 TL karşı dava harcı ve işbu dosyaya yatırılan 450,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.421,05 TL harcın, davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 27.285,24 TL vekalet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına yatırılan 359,00 TL karşı dava harcı, işbu dosya üzerinden yapılan 450,00 TL ıslah harcı ve 41,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 850,00 TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸