İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan acentelik ilişkisindeki fatura alacağına ilişkin itirazın iptali davasında delillerin değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, davalıya sağladığı acentelik hizmetleri sonrası sona eren ticari ilişkiden kaynaklanan 30/06/2020 tarihli faturadan kalan 40.000 TL bakiye alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı, cari hesaplarında davacıya borcu olmadığını ve ilgili faturaya dair vadesi geçmiş herhangi bir borç bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; toplanan deliller ve bilirkişi raporu, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığını kabul etmekle birlikte, defter kayıtlarındaki karmaşıklık ve çelişkiler nedeniyle kesin bir borç-alacak durumunun tespitinde zorluklar yaşandığını belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/554 Esas
KARAR NO : 2026/19
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2020
KARAR TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında Acentelik Sözleşmesinden doğan ticari bir ilişki olduğunu, müvekkilinin 02/03/2019 tarihinden 04/06/2020 tarihine kadar ... Kargo yerel acentelik hizmeti verdiğini, bu ticari ilişkinin 04/06/2020 tarihinde sona erdiğini, ticari ilişkinin sona ermesi ile birlikte davalıya düzenlenen faturalardan ... numaralı, 30/06/2020 tarihli faturadan kalan bakiye olan 40.000.-TL nin ödenmediğini, söz konusu faturadan kalan bakiyenin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazları üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirketin cari hesapları kapsamında davacı yana bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından icra takibine konu faturalarda yer alan alınan hizmet ile ilgili cari hesapların incelenmesi neticesinde vadesi gelen herhangi bir fatura borcu tespit edilmediğini, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinde de haksız olduğunu beyanla neticeten davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklı takibe yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesi sonucu davalıdan olan alacakları için takibe ve davaya konu faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazları üzerine duran takibe yapılan itirazların iptalini talep ve dava etmiş, davalı taraf ise cari hesapları kapsamında davacı yana bir borcu bulunmadığı, davacı tarafından icra takibine konu faturalarda yer alan alınan hizmet ile ilgili cari hesapların incelenmesi neticesinde vadesi gelen herhangi bir fatura borcu tespit edilmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflarca imza edilen acentelik sözleşmesi kapsamında davacının takip dosyasına konu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 22/10/2020 tarihinde fatura alacağından kaynaklı 40.000,00 TL fatura, 1.055,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 41.055,34TL'lik ilamsız takipte bulunulduğu,ödeme emrinin borçluya 27/10/2020 tarihinde tebliğ olduğu,davalı borçlu vekili 03/11/2020 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Tarafların bildirmiş olduğu delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 30/04/2021 tarihli ara kararı gereğince dosya rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 09/07/2021 tarihli raporda özetle;
"a.) Taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmeye dosyanın tetkikinde rastlanılmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin her iki yanında kabulünde olduğu,
b.) Davacının takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde davalıdan 291.042,33.-TL ALACAKLI durumda olduğu, ancak davacı takip talebine 30/06/2020 tarihli, ... numaralı, "..." açıklamalı 73.198,16.-TL lik faturayı ve 1.055,34-TL lik İşlemiş faiz tutarını konu ettiği,
c.) Davalının ticari defterlerinde ise takip tarihi itibariyle davacıya 33.201,20.-TL BORÇLU durumda olduğu, takipten sonra davalı tarafından da icra takibine 37.658,85.-TL ödeme yapılarak bu sefer davacıdan 4.457,65.-TL ALACAKLI duruma geçtiği,
d.) Davalı ticari defterlerinde takibe ve davaya konu faturanın kayıtlı olduğu,ancak ticari ilişkinin önceki yıllarda da devam ettiği ve bu tarihlerde her iki tarafın kayıtlarında olan diğer tarafın kayıtlarında mevcut olmayan birçok kayda rastlanıldığından (acente adına yapılan masraflar, isim hakkı bedeli, virman kayıtları, vadesi dolan süspan/kargo, vs..) ve davacı ile davalının iki kargo şubesini (..., ...) tek hesapta takip etmiş olduğundan, sunulan BA – BS Formlarında da uyuşmazlık olduğundan taraflar arasındaki farkın hangi kayıtlardan (faturalardan) kaynaklandığı ve dava konu faturanın ödenip ödenmediğinin tespit edilmediği,
e.) Davacının işlemiş faiz talebine ilişkin olarak ihtarnamenin tebliğ şerhine ve taraflar arasında akdedilen yazılı bir sözleşmeye dosyada rastlanılmadığından herhangi bir hesaplama yapmanın mümkün olmadığı" yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur.
Yapılan yargılama neticesinde Mahkememizin 21/09/2021 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararı ile "1-Davanın reddine, 2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine" dair karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinafa gönderilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2025 tarih ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile
"... Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraf defterleri arasındaki farklılığın neden kaynaklandığının tespit edilemediği belirtilmiş ise de takip konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak taraf defterleri arasındaki farklılığın nedeni, hangi kayda itibar edileceği ve davacının takibe konu faturadan bakiye kalan alacak nedeniyle alacaklı olup olmadığı konularında uzman bir bilirkişiden taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur." değerlendirmesi ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.
Mahkememizin 01/08/2025 tarihli tensip ara kararı gereğince BAM ilamı doğrultusunda, dosyamız rapor hazırlanmak üzere Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 10/12/2025 tarihli raporda özetle;
"Ticari Defterler Yönünden: Tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği,
Davacı Alacağı Yönünden: Davacı kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 291.027,61 TL alacağının olduğu, ancak davacının icra takibinde ve huzurdaki davada 30.06.2020 tarihli ... numaralı 73.198,16 TL'lik faturadan kalan 40.000,00 TL'lik miktarı talep ettiği; davalı kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya 35.136,70 TL borçlu olduğu, 02.11.2020 tarihine yapılan masraf kayıtları mahsup edildiğinde bu burcun 33.201,20 TL'ye düştüğü, ancak icra takibinden sonra davalının 37.658,85 TL'lik ödeme yaptığı ve kendi kayıtlarında 4.457,65 TL alacaklı duruma geçtiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmede ihtilaf halinde davalı kayıtlarının esas alınacağı hükmü yer aldığından taki muhakkak Sayın Mahkemeye ait olmak üzere:
Sözleşmenin bu hükmü gereği davalı kayıtları esas alınarak 22.10.2020 takip tarihi itibariyle davalının davacıya 35.136,70 TL borçlu olduğu, 02.11.2020 tarihine yapılan masraf kayıtları mahsup edildiğinde bu burcun 33.201,20 TL'ye düştüğü, ancak icra takibinden sonra 04.11.2020 tarihinde davalının icra dosyasına 37.658,85 TL'lik ödeme yaptığı ve kendi kayıtlarında 4.457,65 TL alacaklı duruma geçtiğinin kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.
Faiz Alacağı Yönünden: Davacı alacağının 40.000,00 TL olarak kabul edilmesi halinde 305,75 TL; 35.106,70 TL olarak kabul edilmesi halinde 268,58 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu değerlendirilmiştir." şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporunun BAM kaldırma ilamında belirtilen hususlar içerir şekilde düzenlendiği, Mahkememizce itibar edilebilir bulunduğu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, 10/12/2025 tarihli rapora göre tarafların defterleri incelendiğinde, somut olayda davanın konusunun, davalı şirket adına düzenlenen e-Arşiv faturasından kaynaklanan
alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip konusu alacağı oluşturan e-Arşiv faturasının davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak tarafların cari hesaplarında mutabık kalınmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin önceki yıllarda da devam ettiği ve bu tarihlerde her iki tarafın kayıtlarında olan diğer tarafın kayıtlarında mevcut olmayan birçok kayda rastlanıldığından ve davacı ile davalının iki kargo şubesini (..., ...) tek hesapta takip etmiş olduğundan, sunulan BA-BS formlarında da uyuşmazlık olduğundan taraflar arasındaki farkın hangi kayıtlardan (faturalardan) kaynaklandığının tam olarak tespit edilemediği, bununla birlikte taraflar arasında imzalanan sözleşmede ihtilaf halinde davalı kayıtlarının esas alınacağı hükmü yer aldığından bu hüküm göz önünde bulundurularak davalı kayıtları esas alındığında takip tarihi itibariyle davacının 35.136,70 TL miktarında davalıdan alacaklı olduğu, masraf kayıtlarının mahsubu neticesinde 33.201,20 TL ye düştüğü, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin TBK 100 md. gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği (aynı yönde İstanbul BAM 18.HD'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminat talebinin de yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 33.201,20-TL asıl alacak ve 268,58-TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İcra inkar tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 2.286,32 TL harçtan peşin alınan 495,85 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭1.790,47 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Peşin alınan 495,85 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.076,11 TL sinin davalıdan, geriye kalan 243,89-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 33.469,78 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 7.585,56 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 9.850,00 TL bilirkişi ücreti, 191,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 10.103,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 8.236,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .13/01/2026 11:26:40
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır