Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat ve düşme kararı verilen davacının koruma tedbirleri tazminat talebinde, hükmedilen manevi tazminatın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle koruma tedbirleri tazminatı talep eden davacının, örgüt kurma ve insan ticareti suçlamalarından beraat ve düşme kararları alarak 219 gün özgürlüğünden mahrum kalması üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesinin 12.000 TL, istinafın ise 20.000 TL manevi tazminat kararlarının Yargıtay bozması sonrası yapılan yargılamada 80.000 TL manevi tazminata yükseltilmesi ve gözaltı tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, davacı vekilinin tazminatın düşük, davalı vekilinin ise kararın hukuka aykırı ve tazminatın yüksek olduğu yönündeki temyiz itirazları, usul ve yasaya uygunluk, tazminat şartlarının oluştuğu ve miktarın doğru belirlendiği gerekçeleriyle esastan reddedilerek hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2025/6512 E.  ,  2025/9187 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1049 E., 2025/1585 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ : 27.04.2018
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 24.06.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 20.000,00TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine ve 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ve faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, davanın reddine, kısmen kabul edilen davada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/67 Esas- 2018/6 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüte üye olmak ve insan ticareti suçlarından 18.10.2008-25.05.2009 tarihleri arasında 219 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, davacı hakkında insan ticareti ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda insan ticareti suçundan beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 25.01.2018 tarihinde kesinleştiği, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2022 tarih, 2022/647 sayılı Değişik İş Kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak düşme kararı verildiği, kararın 16.09.2022 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin insan ticareti suçundan infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.