12. Ceza Dairesinin, haksız gözaltı sonrası beraat eden davacının koruma tedbirleri nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, 2012de yasadışı bir silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla üç gün haksız yere gözaltında tutulup beraat eden bir kişinin, bu koruma tedbiri nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat hakkındadır; birden fazla istinaf ve temyiz sürecinden geçerek Yargıtaya ulaşan dosyada, mahkeme, davacıya hükmedilen 3.000 TL manevi tazminat miktarını, davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, gözaltı şekli ve süresi gibi faktörleri dikkate alarak, hakkaniyet ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak değerlendirmiştir.
12. Ceza Dairesi         2025/5694 E.  ,  2025/9177 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/349 E., 2025/903 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 27.02.2020
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 80.000 TL maddi, 80.000 TL manevi tazminatın gözaltından itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 93.48 TL maddi, 280 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminatın davalı yönünden istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin reddine, davalının manevi, davacının maddi manevi tazminat talebi yönünden ise istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak 72,53 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ve taktir edilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kaldığına ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/1 91... /28 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.02.2012 - 16.02.2012 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 03.02.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu olmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki manevi tazminatın fazla olması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.