Hakaret suçunda iddianame dışı eylemlerle hüküm kurulması ve aleniyetin hatalı tespiti hukuka aykırılık nedeniyle istinaf kararının bozulması.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusunun reddine dair karar, iddianamede yer almayan "hırsızlık çetesi" ibaresi nedeniyle hüküm kurulmasının iddianame ilkesine aykırılığı ve sanığın savunma hakkını kısıtlaması, ayrıca sosyal medya üzerinden işlenen hakarette aleniyet şartının oluşup oluşmadığına dair yeterli araştırma yapılmaması sebepleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına yol açmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1807 E. 2022/3051 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİBölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin; İlk Derece Mahkemesi kararında, “pislik insan” sözünün yanında, iddianameye konu edilmeyen “hırsızlık çetesi” şeklindeki sözleri nedeniyle, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, bu şekilde, iddianameye konu edilmeyen ve dava konusu yapılmayan “hırsızlık çetesi” sözleri ile hakaret suçunu oluşturmayan “pislik insanlar” sözleri nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine de aykırılık teşkil eder şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.III. GEREKÇEVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.20 12... /4-570 E., 2012/51 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında düzenlenen iddianamede, Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2018 tarihli iddianamesine konu olan sözün “ben iki dönem böle adi böyle pislik insanlara nasıl oy attım" olduğu halde, mahkeme kararında bunun yanı sıra iddianameye konu edilmeyen "hırsızlık çetesi" şeklinde somut olgu isnat ederek hakaret suçunu işlemesi nedeniyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla iddianameye konu edilmeyen somut olgu isnadı niteliğindeki sözler nedeniyle sanık hakkında yazılı biçimde karar verilmesi.2. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. İncelemeye konu somut olayda; açık kaynak araştırmasının yapılmaması karşısında, sanığın, Facebook isimli internet sitesinde ... isimli kişiye ait sayfada, yapılan bir paylaşımın altına yorum yazarak hakaret suçunu işlediği iddia ve kabul olunan eylemde, davaya konu paylaşımının herkes tarafından görülme olanağı bulunup bulunmadığı tespit edilip sonucuna göre suçta aleniyetin oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.10.2025 tarihinde karar verildi.