Yargıtay 4. Ceza Dairesi, polis memurlarına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hukuka uygun bularak oy birliğiyle onadı.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik, suçu işlemediği, eyleminin katılana yönelik olmadığı, şüpheden sanık yararlanması gerektiği ve cezada hukuka aykırı indirim uygulanmadığı şeklindeki temyiz itirazları, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından yapılan incelemede; eylemin katılan polis memurlarını hedef aldığına dair mahkemenin takdirinin yerinde bulunması, tüm delillerle suçun sabit olduğu ve takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle üst mahkemece oy birliğiyle esastan reddedilerek, mahkumiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/193 E. 2022/3271 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, olayda katılanlara karşı bir eyleminin olmadığı, iddianamede belirtilen sözleri polisleri hedef alarak söylemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, hukuka aykırı şekilde cezada indirim uygulanmadığı, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.III. GEREKÇESanığın savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanığın eyleminin de katılan polisleri hedef aldığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş ve hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmış olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Sanık hakkında kurulan hükümde, katılanların sayısına göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/2. maddesi uygulanırken artırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Çeşme 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.10.2025 tarihinde karar verildi.