Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kadın doğum servisi koridorunda hakaret suçunun aleniyet unsuru oluşmadığına ilişkin kararı onamıştır.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde; sanığın atılı suçu işlemediği yönündeki iddiaları ile bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının hakaret eyleminde aleniyet unsurunun gerçekleştiği ve hükümden çıkartılmasının usule aykırı olduğu yönündeki temyiz sebepleri değerlendirilerek, sanığın mahkumiyetine ve aleniyet unsurunun oluşmadığına dair mahkemenin takdirinin yerinde görülmesiyle tüm temyiz istemlerinin oy birliğiyle esastan reddi ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/10699 E.  ,  2025/16997 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/3269 E. 2022/2982 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin; sanığın hakaret suçunu işlediği kadın doğum servisi koridoruna hasta ziyaretçileri dahil herkesin girebilme imkanının bulunması karşısında, sanığın hakaret eyleminde aleniyet unsurunun gerçekleşmesine rağmen hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, olayda katılanlara karşı herhangi bir eyleminin olmadığı, tanıkların, katılanlarla aynı hastanede çalışmaları ve yakın arkadaş olmaları nedeniyle taraflı beyanda bulundukları, suçun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ve eylemini kadın hastalıkları ve doğum servisinde meydana gelen olayda aleniyet unsurunun oluşmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmekle sanığın ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2025 tarihinde karar verildi.