T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası maddi hasar, değer ve ticari kazanç kaybı tazminat davası.
Özet: Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, trafik kazasında hasar gören aracının onarım bedeli, değer kaybı ve 45 günlük ticari kazanç kaybı olduğunu iddia eden davacı, ödemelerin yetersiz olduğunu belirterek tüm zararlarının kusurlu araç sürücüleri ve sigorta şirketince müştereken ve müteselsilen karşılanmasını talep etmektedir; buna karşılık davalı sigorta şirketi hasar ve değer kaybı ödemesi yaptığını, ticari kazanç kaybının teminat dışı olduğunu savunurken, diğer davalılar ise kusursuz olduklarını, aracın onarım süresinin abartıldığını ve davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürerek tüm iddialara itiraz etmektedirler.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/367
KARAR NO : 2026/41
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19.05.2023
KARAR TARİHİ : 13.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- plaka nolu aracın maliki olmasına rağmen aracı sürücü ----- sevk ve yönetimindeyken sigorta şirketine sigortalı------ plaka nolu araç ile 02.01.2023 tarihinde çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracına çarpan aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 02.01.2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini ve bu hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ayrıca müvekkiline ait aracın idari iş için kullanılması nedeniyle tamir gördüğü süre zarfında ticari kazanç kaybına uğradığını, aracın kırk beş gün servisten çıkmadığını, bu nedenle de kazanç kaybının ciddi rakama ulaştığını, kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını ayrıca kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi kaza nedeniyle müvekkiline sadece 8.500,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığını, taraflar arasında yapılan arabuluculuğun anlaşmama ile sona erdiğini, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak davası olarak davaya konu kaza sonucunda müvekkilinin -----plaka numaralı aracında meydana gelen maddi kazar ve değer kaybının ticari faiz ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davaya konu kaza sonucunda meydana gelen ticari kazanç kaybının davalılar --- ve ---- yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ------ plaka nolu aracın müvekkili sigorta şirketinde trafik sigortası yapıldığını ve müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç kusuru oranında ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, mağdur araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda değişimi ve onarımı yapılan parçalar ile işçilik bedeli hususunda tespit yapıldığını ve ekspertiz raporu uyarınca 8.500,00-TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, davacı tarafından servise yapılmış ekstra bir ödeme bulunmaz iken bakiyenin çıkmasının kabulünün mümkün olmadığını, hasar bedeli tespit edilirken yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibarı ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrü tamamlanmış araçlar mevzuatı kapsamında parça bedelleri ile sınırlı olduğunu ayrıca müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, taraflarına her ne kadar eksik evrak ile başvurulmasına rağmen değer kaybı raporu hazırlatılmış ve araçta meydana gelen değer kaybının 4.548,90-TL olduğunun tespit edildiğini ve bu bedelin davacı tarafa ödendiğini, ticari kazanç kaybının trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğunu, tüm bu nedenlerle; araçtaki gerçek zarar taraflarınca karşılanmış olduğundan davanın reddini, gerçek zarar karşılanmış olduğundan davanın reddi ile hasar bedeli yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına kararı verilmesini, aksi halde bilirkişiye yeniden inceleme yetkisi verilerek aracın onarılmış olup olmadığının tespitini, onarıldı ise gerçek zararın karşılanmadığının tespitini ve teminat limitlerinin dikkate alınmasını, taraflarınca değer kaybı ödemesi yapılmış olduğundan davanın reddini, teminat dışı olan ticari kazanç kaybı bedeli talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen iddia ve taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, tüm iddia ve taleplerin reddine karar verilmesini, dava konusu uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını ayrıca dava konusu alacakla ilgili belirsiz alacak davası açılamayacağını, eksik evrakla başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, söz konusu kazada müvekkillerinin kusurlu olmadığını ve kusura itiraz ettiklerini, kaza sonrasında taraflar arasında kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kusur değerlemesi yapıldığını ve davacı tarafın %100 kusurlu bulunduğunu, kusur oranına itiraz edilmesi üzerine yeniden değerlendirilme yapıldığını, bu seferde müvekkilinin %100 kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Mahkemece kusur değerlendirilmesinin yeniden yapılmasını, davacının aracının onarım süresinin kırk beş gün olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin maddi hasar sorumluluğunun bulunmadığını ayrıca müvekkillerinin değer kaybı sorumluluğunun da bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; öncelikle davanın usulden reddini, esasa girilmesi halinde kusur değerlemesinin yeniden yapılmasını ve gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınmasını, müvekkillerinin kusuru bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan ve diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.02.01.2023 günü saat 19:00 sıralarında sürücü --- sevk ve idaresindeki ----plakalı otomobil ile ---- sokağı takiben olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının sol ön kısımları ile seyir istikametine göre yolun sağından ---- sokağı takiben kavşağa gelen davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı kamyonetin sol ön kısımlarının çarpışması neticesinde ------ plakalı araçtaki maddi zarara ilişkin dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.Kaza tespit tutanağı(maddi hasarlı) ve dosya kapsamında yer alan krokiler tetkik edildiğinde, olay mahallinin sokak, üç yönlü kavşak, çarpışma noktasının müşterek kavşak alanında olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sürücü ---- kaza tespit tutanağında yer alan sürücü görüşünde; " ----- kendi şeridimde yol kesişmesine geldim kontrollü bir şekilde geçerken aninden hızlı gelen ------ plakalı araç çamurluktan vurarak beni atmıştır." beyan etmiştir.
Sürücü ----- kaza tespit tutanağında yer alan sürücü görüşünde; " --- ilerlerken -----plakalı araç ile yol kesişmesinde kaza meydana gelmiştir. ------ plakalı araç sol ön çamurluk sol ön kapı hasar görmüştür. Araç kayarak ön tarafa ilerlemiştir." beyan etmiştir.
Dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; sürücü ----- kontrolsüz kavşakta sağdan sokaktan kavşağa giren sürücüye ilk geçiş hakkını vermediğinden %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ----- etkili ve yeterli önlem almadığından %25 oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
Tarafların itirazları kusur durumunun değerlendirilmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, hazırlanan raporda sürücü ----- %25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ------ %75 oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davalı sürücü ------ sevk ve idaresindeki kamyonet ile sokakta seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde, kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi, düz seyir ile gelen araçların hız ve mesafelerini kontrol altında bulundurması, sol tarafından düz seyir ile gelen diğer sürücü idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, yola kontrolsüzce katılım yapıp bu aracın seyir istikametini kapatarak çarpıştığı kazada kusurlu olduğu; sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalli kavşakta düz vaziyette seyir halindeyken, diğer kavşak kollarından gelebilecek araçların hızlarını-mesafelerini kontrol altında tutarak kavşakta kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği kazada kusurlu olduğu, davalı sürücü ---- %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsü ----- %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ---- %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsü ------ %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Makine bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, dava konusu kaza sebebiyle davacıya ait araçta 10.030,00 TL hasar oluştuğu, değer kaybı oluşmadığı, kazanç kaybının 11.050,00 TL olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kazadaki kusur durumu (davalının %75 kusurlu olması) dikkate alındığında, davacının talep edebileceği hasar bedelinin 7.522,50 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 8.500,00 TL hasar bedeli yatırıldığından davacının talep edebileceği hasar bedeli bulunmamaktadır. Davacı ile davalılar ----- arasında kazanç kaybı konusunda sulh ibra protokolü düzenlenmiş olup davacı vekili ile davalılar ---- ve ----- vekili sundukları ayrı ayrı beyan dilekçeleri ile kazanç kaybı konusunda birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında bu konuda sulh bulunması sebebiyle kazanç kaybı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle, davacının hasar bedeli zararının dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması ve buna göre davacının hasar bedeli zararı kalmaması sebebiyle hasar bedeli talebinin reddine; davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığının anlaşılması sebebiyle değer kaybı talebinin reddine; kazanç kaybı talebi hakkında sulh olunması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalılara yöneltilen hasar bedeli ve değer kaybı taleplerinin reddine,
2-Davalılardan ------- yöneltilen kazanç kaybı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ---Şirketi tarafından 25,60-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ Şirketi'ne verilmesine,
7-Davalı ------ tarafından 112,00-TL vekalet harcı, 58,00-TL tebligat gideri olarak sarf edilen toplam 170,00-TL yargılama giderinin sulh protokolü dikkate alınarak; 113,33-TL'nin davacıdan alınarak davalılar --- müştereken ve müteselsilen verilmesine, 56,67-TL'nin davalılar ------ ve ---- üzerinde bırakılmasına,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
9-Karar verilmesine yer olmadığı davası yönünden; kazanç kaybı talebi hakkında davacı vekilinin ve davalılar ------ vekilinin sulh olması ve birbirlerinden vekalet ücreti talebi olmaması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, Bir kısım davalılar -----) vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.