Yargıtay, suçu ve suçluyu övme davasında mahkûmiyet hükmünü olağanüstü zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında suçu ve suçluyu övme suçundan yerel mahkemece verilen mahkûmiyet hükmü, temyiz incelemesi sonucunda, Türk Ceza Kanununda öngörülen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle duran süre de dahil edildiğinde, suç tarihi ile hüküm tarihi arasında dolmuş olduğunun tespit edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş; bu sebeple hüküm bozularak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oybirliğiyle hükmedilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/8314 E.  ,  2025/9128 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/353 Esas, 2024/103 Karar
SUÇ : Suçu ve suçluyu övme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 215. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.09.2012 tarihinden ikinci suç tarihi olan 15.02.2013 tarihine kadar zamanaşımı süresinin 5 ay 4 gün süre ile durduğu belirlenmiştir. Bu itibarla, 5 ay 4 günlük durma süresi de eklendiğinde suç tarihi olan 14.02.2011 tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.