Yargıtay 8. Ceza Dairesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda bozma sonrası fikri içtima, teşebbüs ve erteleme çelişkilerine dair kararı.
Özet: Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine yönelik hüküm, eylemin mağdur yakınının müdahalesiyle kesintiye uğraması nedeniyle teşebbüs aşamasında kaldığı ve bu durumun göz ardı edilerek tam suçtan ceza verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur; ayrıca, daha önceki Yargıtay bozma kararının suç vasfına yönelik betimlemesinin yerel mahkemece yanlış yorumlandığı belirtilerek, hukuki süreçteki bu eksiklikler nedeniyle mahkumiyet kararı uygun bulunmamıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/25573 E.  ,  2025/9124 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/66 E., 2023/189 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Türkeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2014/36 Esas ve 2014/126 Karar sayılı kararı ile, sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 35, 62, 53, 58. maddeleri gereğince, 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, tehdit suçundan ise, açılan davanın şikayet yokluğu nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8 maddeleri gereğince düşmesine karar verilmiştir.
2. İlgili kararın, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2019/5545 Esas, 2022/885 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 109/2 maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması ve sanığın tekerrüre esas alınan Türkeli Sulh Ceza Mahkemesi'nin 10.12.2010 kesinleşme tarihli, 2010/ 90... /153 sayılı kararının ne zaman infaz edildiği araştırılmaksızın sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması hususlarının hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Türkeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli ve 2022/66 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararı ile, sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 62, 53, 51. maddeleri gereğince, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Hüküm gerekçesinde, hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içerisinde suç işlemesi nedeni ile ileride suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşmadığı belirtilmesine rağmen, aynı karada, sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasının bulunmaması ve cezanın ertelenmesi halinde ilerde suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşması nedenleriyle, verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilerek çelişkiye neden olunduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...'ın bir dönem arkadaşlık yaptığı mağdurun, kendisinden ayrılması üzerine, olay tarihinde mağdurun bulunduğu ikametin mutfak bölümüne gizlice girdiği, ses üzerine mutfağa gelen mağdurun yeğeni ... vasıtası ile mağduru çağırdığı, mağdur gelmeyince yanına giderek, saçlarından çekmek suretiyle götürmeye çalıştığı, ayrıca mağduru "eğer gelmezsen bugün bu evi yakarım", "bu gece ya sen öleceksin ya da ben öleceğim" diyerek tehdit etmek suretiyle darp ettiği, bunun üzerine ...'in sanığa gitmesini aksi halde jandarmayı arayacağını söylediği ve akabinde sanığın evden ayrıldığı ddiasına ilişkin olarak;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın bozma nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, katılan ve mağdur beyanları, tanık ifadeleri, olay tutanağı ve sanığın savunması itibariyle, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı
anlaşılmakla, temyiz istemlerinin incelenmesinde kararda aşağıda belirtilen bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın mağduru götürmeye çalıştığını gören ...'in, jandarmayı arayacağını söylemesi ve akabinde sanığın olay yerinden ayrılması karşısında, eylemi teşebbüs aşamasında kalmış olan sanık hakkında, Dairemizin 2019/5545 Esas, 2022/885 Karar sayılı bozma ilamı ile, fikri içtima hükümleri gereğince suç vasfına yönelik yapılan betimleme yanlış yorumlanarak, sanığın cezalandırılması talebini içeren iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeksizin yazılı şekilde tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
3. Hükmün 4. fıkrasında,"..., sanığın, ileride suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememize olumlu kanaat gelmemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'ın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" karar verilmesine rağmen, 6. fıkrada, "......... ilerde suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememize olumlu kanaat geldiğinden sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine," karar vermek suretiyle kararda çelişkiye neden olunması,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Türkeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli ve 2022/66 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.