Üniversite kazı çalışmasından kaynaklanan zararlar için açılan tazminat davasında, hizmet kusuruna dayalı idari yargının görevli olduğuna dair ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının Yargıtayca oy birliğiyle onanması.
Özet: Üniversite polikliniklerinde gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucu oluşan hasarlar nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, talebin davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ve idari yargının görev alanına girdiğini belirterek görevsizlik kararı vermiş; bölge adliye mahkemesi bu kararı yerinde bularak onamış, davacı ve davalı bakanlığın temyiz başvurularını inceleyen Yargıtay ise idarenin hizmet kusuruna dayalı tazminat isteminin idari yargı yolunda görülmesi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3687 E.-2022/2991 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/192 E., 2022/202 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ... Üniversitesi ... Tıp Fakültesinin belli polikliniklerinde ... projesi kapsamında yapılan kazı çalışmaları sonucunda hasar oluştuğunu ileri sürerek meydana gelen kayma, çökme ve çatlaklar nedeniyle uğranılan bir yıllık gelir kaybı olarak 3.161.062,84 TL, taşıma ve taşınmaya bağlı inşaat maliyetleri toplamı olarak 154.724,49 TL olmak üzere 3.315.787,33 TL'nin hasarın meydana gelme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ileriye dönük gelecek gelirden yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 3.161.062,84 TL olmak üzere kabulü ile yoksun kalma durumunun sona erme tarihine kadar geçecek her yıl için bu tazminatın ödenmesine, hasarlı binaların (5 yıllık) toplam 15.805.314,20 TL'nin hasarın meydana gelme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, Çocuk Kreşi Binası ile ilgili güçlendirme/yeni bina maliyeti olarak 376.031,09 TL+KDV'nin, Medikal Onkoloji ve Kulak Burun Boğaz Poliklinik binaları ile ilgili güçlendirme/yeni bina maliyeti olarak 9.047.040,00 TL+KDV'nin hasarın meydana gelme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekilleri cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..davalılardan bakanlığın teklifi ile sözleşme hükümlerine göre yüklenici şirket tarafından yapılan çalışma sırasında zarara uğranıldığı belirtildiğinden ve ... Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet kusuruna dayanıldığı anlaşıldığından; istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak idari yargı yolunun görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, adli yargı yolunun görevli olmadığına, idari yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Bakanlık vekilince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesinin kanuna uygun" olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı idarelerin fiillerini özel şirketler aracılığıyla yaptıklarından adli yargının görevli olduğunu belirtmiştir. Davalı Ulaştırma Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar Ulaştırma Bakanlığı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ve davalılardan Ulaştırma Bakanlığı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.