Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten yaralama suçundan çocuk mahkemesince verilen mahkumiyet kararını, HAGB süresinde işlenen suç ve durma süresi dikkate alınarak dolan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vererek bozdu.
Özet: Kasten yaralama suçundan yargılanarak mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuğun davasında, suçun işlendiği tarih ile son savunmasının alındığı tarihten itibaren başlayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle duran ve deneme süresi içinde yeniden suç işlenmesiyle tekrar işlemeye başlayan zamanaşımı süreleri dikkatle incelenmiştir; yapılan inceleme sonucunda, Türk Ceza Kanununda öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü bozulmuş ve kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2025/6700 E.  ,  2025/8847 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/183 E., 2025/300 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kasten yaralama suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1 ve 87/3. maddeleri kapsamında bulunduğu ve 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu 19.11.2014 tarihinde işlediği, Mahkemesince 09.06.2015 tarihinde savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 16.04.2018 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun 11.10.2020 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince 16.04.2018 ilâ 11.10.2020 tarihleri arasında 2 yıl 5 ay 25 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 11.10.2020 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; zamanaşımını en son kesen 09.06.2015 tarihli savunmadan itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 03.04.2025 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2-e maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan davanın davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenle Ankara Batı Çocuk Mahkemesinin 03.04.2025 tarihli ve 2025/183 Esas, 2025/300 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.