8. Ceza Dairesi, uyuşturucu imal ve ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf ve temyiz başvurularını reddederek hükmü onadı.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan verilen 15 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezasına ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf incelemesinde esastan reddedilmesi üzerine, temyiz aşamasında sanık müdafiinin suç vasfında hata yapıldığı ve sanığın kullanıcı olduğu yönündeki iddiaları; sanığın üzerinden satışa hazır çeşitli uyuşturucu maddeler ve satışa yönelik materyallerin ele geçirilmesi, telefon görüşmelerinde ticari faaliyetlerin tespit edilmesi gibi güçlü delillerle çürütülerek hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilmiş ve bölge adliye mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1155 Esas, 2024/1312 KararSUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararıİzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2023/596 Esas, 2024/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararıİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/1155 Esas, 2024/1312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ile müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafinin Temyiz İstemiSanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, cep telefonundaki görüşmelerin uyuşturucu madde ticaretine dair olmadığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü hakkında uyuşturucu madde sattığına dair istihbari bilgi edinilen sanığın, sokakta yürümekteyken kolluk ekiplerince şüphe üzerine durdurulduğu, kolluk ekiplerince yapılan kaba üst aramasında sanığın kasık bölgesinde ve çantasının ön bölgesinde kabarıklık olduğunun anlaşıldığı, sanığa bu durum sorulduğunda kendi rızasıyla cebinden ve çantasında şeffaf poşete sarılı esrar ile beyaz renkli kağıda sarılı metamfetamin maddesini kolluk ekiplerine teslim ettiği, ayrıca sanığın yine çantasının ön gözünden uyuşturucu maddeleri satışa hazır hale getirmeye yarayan çok sayıda beyaz kağıdın ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;Sanığın üzerinden ele geçen iki farklı çeşit maddeyi de ticari amaçla bulundurduğunun anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın cep telefonu incelenerek düzenlenen bilirkişi raporuna göre olay gününü de kapsayacak şekilde ve çok sayıda uyuşturucu madde satışı yaptığına dair görüşmelerin bulunduğu, sanığın üzerinden birden fazla çeşitlilikle uyuşturucu maddenin, bu uyuşturucu maddeleri satışa hazır hale getirmek için kullanılan küçük beyaz kağıtlarla birlikte ele geçirildiği, sanığın ele geçen bu uyuşturucu maddeleri satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/1155 Esas, 2024/1312 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.