Yargıtaydan, apartman boşluğunda gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsuru oluşmadığından 5237 sayılı Kanunun 125/4 maddesi uygulanarak verilen fazla cezanın düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Sanık müdafiinin hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay, sanığın suçu işlediğine dair ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini yeterli bulmuş, ancak apartman boşluğunda gerçekleşen hakaret eyleminin aleniyet unsurunu taşımaması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 125/4. maddesi uyarınca fazla ceza tayini yapıldığını tespit ederek, bölge adliye mahkemesi kararını düzeltmek suretiyle (ilgili maddenin çıkarılması ve cezanın 1 yıl 15 gün hapis olarak belirlenmesiyle) onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3799 E., 2023/1185 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇHakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; isnat edilen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, katılanların soyut beyanları dışında cezalandırmaya yeter bir delil bulunmadığına, tanık beyanlarıyla sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğuna, eksik kovuşturma yapılıp soruşturma aşamasında sanığın hakarette bulunmadığını belirten .., .. ve ..'nin tanık olarak dinlenmediklerine, asıl mağdurun sanık olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.III. GEREKÇESanık savunması, katılanların aşamalardaki beyanları, 30.01.2022 tarihli tutanak içeriği, taraflar hakkında düzenlenmiş olan adli muayene raporları, soruşturma aşamasında beyanları alınan ve sanığın komşuları olan .. ile ..'nın olayın başlangıçında tarafların yanında olmadıklarının anlaşılması, sanığın oğlu olan ..'nin ise "babam kendi kendine küfür ediyordu" şeklinde beyanda bulunmuş olması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde ve yeterli görülmekle birlikte sanık müdafiinin temyiz sebepleri hukuka uygun bulunmamıştır. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış, kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; "Apartman boşluğunda gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini" hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a. maddesi gereği; 5237 Sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım karardan çıkarılarak sanık hakkında verilen sonuç hapis cezasının uygulamaya göre ''1 yıl 15 gün'' olarak belirlenmesi suretiyle Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bartın 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde karar verildi.