Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın sözlerinin kaba hitap tarzı olup hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığına hükmederek bölge adliye mahkemesi kararını bozarken, tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz istemini reddetti.
Özet: Yargıtay, tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle bu kısma yönelik temyiz talebini reddederken, hakaret suçundan kurulan hükmü bozmuştur; zira sanık tarafından sarf edilen sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp yalnızca kaba hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı tespit edilmiştir, bu sebeple bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı hukuka aykırı bulunarak dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2530 E., 2023/739 K.SUÇLAR : Tehdit, hakaretHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaYapılan ön inceleme neticesinde;Tehdit suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu,Hakaret suçundan kurulan hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, adil yargılanma ve hakimin bağımsızlığı ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın, mağdurun kamu görevlisi olduğunu bilmediğine ve suç işleme kastı olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararında eleştiri konusu yapılan hususların bozmayı gerektirdiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.III. GEREKÇEHakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylendiği kabul edilen sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARA. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eğil Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde karar verildi.