Hakaret suçunda onur, şeref ve saygınlığı rencide etmeyen kaba sözlerin suçun manevi unsurunu oluşturmayacağı yönünde Yargıtayın bozma kararı.
Özet: Ceza dairesi, ilk derece mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddiyle kesinleşmesine yönelik kararı temyiz incelemesine tabi tutmuş; sanığın mağdura yönelik kullandığı sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp yalnızca kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, hem sanığın hem de bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının temyiz taleplerini haklı bularak mahkûmiyet kararını bozmuştur.
4. Ceza Dairesi         2023/10406 E.  ,  2025/18149 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3006 E., 2023/50 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; kararın hukuka aykırı olduğuna, katılana hakaret etmediğine, hakaret kastının olmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın sözlerinin kaba hitap tarzı mahiyetinde olduğuna ve bu nedenle sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, olay mahallinde olmadığı anlaşılan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik ifade ettiği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2025 tarihinde karar verildi.