Yargıtay, FETÖ yargılamalarına eleştiri niteliğindeki sözlerin hakaret suçu unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığın söylediği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, aksine FETÖ yargılamalarına yönelik bir eleştiri niteliği taşıdığı ve bu nedenle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı tespit edilmiştir. Yetersiz gerekçeyle verilen mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunarak, dosyanın ceza aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek yeniden hüküm kurulması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/15188 E.  ,  2025/18751 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2254 E., 2023/1167 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; cezanın haksız yere verilmesi, bazı yargı mensuplarının FETÖ’den alınması nedeniyle yeniden yargılama talebinde bulunmasına, sarf ettiği sözleri sadece FETÖ’den alınanlar için söylemiş olmasına, kimseye hakaret etmemesi nedenleriyle kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III.GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak;
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın söylediği kabul edilen sözlerinin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması, FETÖ yargılamalarına eleştiri niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de;
Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2 maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.