İşçinin işe başlatmama tazminatı, ücret, fazla çalışma ve tatil alacakları talepli davada, işverenin samimi olmayan işe davetinin hukuka aykırı bulunarak bölge adliye mahkemesi kararının temyizce onanması.
Özet: İşe iade kararı sonrası işverence usulüne uygun ve samimi biçimde işe davet edilmediği gerekçesiyle kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile işe başlatmama tazminatı talep eden işçinin davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi işverenin davetinin samimi olmadığı ve işçinin çalışma koşullarını tanık beyanları ile ispatladığı tespitlerini yaparak davanın kabulüne hükmetmiş, Yargıtay ise bu kararı onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/8072 E.  ,  2025/9571 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1130 E., 2025/1006 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/92 E., 2022/49 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini, işe iade dosyasında ücretinin 5.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davalı işyerinde 07.00-21.00 saatleri arasında hafta sonu ve ulusal bayram ve genel tatil günleri de dâhil olacak şekilde çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve işe başlatmama tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin bordrolarda belirtildiğini, davalı işyerinden fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının bulunmadığını, hem davacıya hem vekiline işe başlaması yönünde davetiye gönderilmesine rağmen davacının işe başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davacıya gönderildiği ileri sürülen davetiyede belirlenen adres incelendiğinde davacının böyle bir adresinin bulunmadığının belirlendiği bu hâlde davacıya usulüne uygun işe başlama yazısının tebliğ edilmediği, davacının davalı işyerinde çalışma koşullarını tanık beyanları ile ispatladığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının işe davet hususunda samimi olmadığına yönelik İlk Derece Mahkemesi kabulünde hata bulunmadığı, davacının ücretinin işe başlatılmadığı tarihteki ücret dikkate alınarak belirlenmesinde hata bulunmadığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretini talep koşullarının oluştuğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ücretinin 5.000,00 TL olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu,
2. Davacının davalı işyerinden fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının bulunmadığını,
3. Davacının 12.12.2018 tarihinden itibaren işe gelmediğini ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
4. Davalı Şirket tarafından davacı vekiline gönderilen işe başlama davetinin 29.11.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı işverenin işe davetinin hukuka uygun olup olmadığı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.