Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında değerleme esasları, üretim masrafları ve yargılama sürecinin temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir; yargılama sürecinde ilk derece mahkemesinin başlangıçta reddettiği dava, bölge adliye mahkemesinin bozması üzerine kabul edilmiş, ardından bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve davayı kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, kamulaştırılan taşınmazın sulu kapama bahçesi olarak değerlendirilmesi, %4 kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı uygulanması yerinde bulunurken, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3ü oranında yeniden hesaplanması gerektiği belirtilerek bedel tespiti yapılmış; davacı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemiştir. Bu karar, taraflarca temyiz edilerek Yargıtay incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2144 Esas, 2024/3815 KararKARAR : Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/765 Esas, 2022/778 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... gelmişlerdir.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 55 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; resmî verilere uyulmadığını, yapı değerinin yüksek hesaplandığını, fazla bedele hükmedildiğini, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili istinaf ve istinafa ek beyan dilekçelerinde özetle; süresi içinde bedelin depo edilmemesi nedeniyle davanın ret olması gerektiğini, taşınmazın kamulaştırma kararı öncesinde OSB sınırları içerisinde kaldığını, konumu da gözetildiğinde arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli, 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da gözönüne alınarak, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğunu, taşınmazın bilirkişi raporlarına yansıyan nitelikleri itibariyle sulu kapama ... bahçesi olarak değerlendirmesinin, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden % 4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasının ve dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve gelişmişlik durumu dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı ilave edilmesinin yerinde olduğunu; ancak münavebeye esas alınan ürünlerin üretim masraflarının ekonomik tarım yapmaya engel olacak kadar yüksek alınması doğru olmadığı gibi; brüt gelirinin 1/3 oranından da az olmaması gerektiğinin gözetilmesi gerektiğinden ve dosya içerisinde yer almadığından resen dosyaya kazandırılan 2019 yılı ... İlçe ... ve ... Müdürlüğü verileri ile bilirkişi raporunda belirtilen verim ve masrafların birbiriyle örtüşmediğinden, üretim masrafları 1/3 oranında alınarak, resen hesaplama yapmak suretiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesi ve ek beyan dilekçelerinde özetle; objektif değer artışı oranının da düşük olduğu hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesi ve istinaf dilekçesine ek beyan dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen yasal süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi, ilk kararı ile davanın reddine karar vermiş, kararın, davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesinden sonra, İlk Derece Mahkemesi ikinci kararında davanın kabulüne karar vermiş ise de; davalı vekilinin istinaf dilekçesi ile kamulaştırma bedelinin süresi içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin talep edilmiş olması ve istinaf dilekçesinin de, temyiz dilekçesi ve temyize ek beyan dilekçelerinde tekrar edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmektedir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bozmanın niteliğine göre reddine,2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma nedenine göre sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya ödenmesine,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.