Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyetin istinaf ve temyiz başvurularının esastan reddedilerek oybirliğiyle onandığı, 43/2 madde gereği artırım eksikliğinin aleyhe temyiz olmadığından bozulmadığı kararı.
Özet: Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz başvurusunda, Yüksek Mahkeme sanığın suçu işlediği, delillerin yeterli ve vicdani kanaatin tutarlı olduğu, eylemin hukuka uygun nitelendirildiği kanaatine varmıştır. Yüksek Mahkeme, sanığın temyiz sebeplerini yerinde bulmayarak hükmü oybirliğiyle onamış; ancak eylemin birden fazla kişiye karşı işlenmesi nedeniyle ceza artırımında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği yönünde bir eleştiri getirmiş, aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma nedeni sayılamayacağını belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/102 E., 2023/754 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçu işlemediğine, tarafsız delil bulunmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇESanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Sanığın eylemini dört şikayetçiye karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemişse de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde karar verildi.