Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine yönelik temyiz talebinin, suçun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle Yargıtayca esastan reddedilmesi ve hükmün onanması.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf incelemesi sonucunda onanması üzerine, sanık müdafiince suçun unsurlarının oluşmadığı, delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği iddialarıyla yapılan temyiz başvurusunda; yüksek mahkeme, sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamından eylemin sanık tarafından işlendiğinin ve kanuna uygun olduğunun sabit görüldüğü, mahkûmiyet kararının yerinde olduğu ve ceza tayininde aleyhe temyiz olmaması nedeniyle düzeltme yapılamayan bir eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemini esastan reddederek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/439 E., 2023/1042 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇESanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Sanığın eylemini beş katılana karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemişse de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde karar verildi.