Kanun yararına bozma sonrası taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesi kararının temyiz incelemesi ve süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddi.
Özet: Yargı makamı, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının, mağdurların şikayetçi olmaması nedeniyle düşmesine yönelik ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek bu kararı onamış, ancak sanığın başka bir mağdura ilişkin ek karara yönelik temyiz isteminin yasal süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1487 E., 2025/499 K.SUÇ : Taksirle yaralamaHÜKÜMLER : Düşme, temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıSanık hakkında katılan ...'ye yönelik eylemden kurulan hükme ilişkin ek karar yönünden;Sanığın 21.04.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen ek karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.05.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.Sanık hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'a yönelik eylemlerden verilen düşme kararı yönünden;Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine verilen hükmün; yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen kararlar yönünden inceleme yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli ve 2019/219 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesinde yer alan Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağına ilişkin düzenlenme uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2019/720 Esas, 2020/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kast ile yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 21/2, 62, 52. maddeleri gereğince ayrı ayrı üç kez 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve 2024/4348 Esas, 2024/5589 Karar sayılı ilâmıyla özetle; eylemin taksirle gerçekleştirip gerçekleştirmediği tartışılmadan karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozulmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin mahallinde yapılmasına karar verilmiştir. 2. Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2024/1487 Esas, 2025/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlara yönelik taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 73... sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz sebepleri özetle; beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, taksirle yaralama suçunun takibinin şikâyete bağlı suçlardan olması ve mağdurların şikâyetçi olmamaları nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARA. Sanık Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Eylemden Kurulan Hükme İlişkin Ek Karar YönündenSanığın 21.04.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen ek karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.05.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdurlar ..., ... ve ...'a Yönelik Eylemlerden Verilen Düşme Kararı YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2024/1487 Esas, 2025/499 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde karar verildi.