Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, belediye spor kulübünde sporcu alacakları, organik bağ ve güven teorisi çerçevesinde tüzel kişilik sorumluluğuna ilişkin önemli kararı.
Özet: Davacı sporcu, ... Belediye Spor Kulübünde çalıştığı dönemden kalan ödenmeyen ücret alacakları nedeniyle başlattığı icra takibine davalı belediye tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiştir; alt mahkemeler, belediyenin kulübe finansal destek sağlaması, belediye başkanının kulübü sahiplenmesi ve kulübün isminin belediye ile anılması gibi fiili durumlar nedeniyle oluşan güven teorisi uyarınca, kulübün ayrı bir dernek tüzel kişiliği olmasına rağmen alacaklardan davalı belediyenin sorumlu olduğuna hükmederek davayı kısmen kabul etmiş, davalı temyiz dilekçesinde ise organik bağın bulunmadığını ve ayrı tüzel kişilikleri olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/858 E., 2025/1035 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 2. İş MahkemesiSAYISI: 2024/206 E., 2025/7 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sporcu ile klüp arasında düzenlenen sözleşmelerin genel hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin ... Belediyesi Spor Kulübünde sporcu olarak görev yapmaktayken 2018-2019 sezon bitimi ile beraber bir önceki belediye başkanının seçimleri kazanamadığını ve yeni belediye başkanının kulübe destek vermediğini, müvekkilinin sözleşme ile belirlenen ücretinin ödenmediğini, kulübe yapılan ödemelerin belediye başkanının değişmesi ve belediyeden gelen gelirlerin artık gelmemesi nedeniyle ödenmediğini, 29.750,00 Euro ücret alacağına ilişkin takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Spor Kulübü Derneği bünyesinde sporculuk yaptığını, ... Belediye Spor Kulübü ile arasında organik bağın bulunmadığını, spor kulüplerinin esas itibarıyla bir dernek olduğunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun (5253 sayılı Kanun) 14. maddesi ile spor kulübünün niteliği ve kimlik kazanma yöntemine açıklık getirildiğini, dava dışı ... Belediye Spor Kulübü Derneğinin de 5253 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Dernekler Yönetmelik'ine uygun şekilde dernek olarak kurulan ve spor faaliyetlerinde bulunmak amacıyla ... Müdürlüğüne kayıtlarını yaptırarak “spor kulübü” ünvanını kazanan bir Dernek olduğunu, ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, davanın ... Spor Kulübü Derneğine karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ile ... Belediyesi Spor Kulübü arasında organik bağ olduğu, bilirkişiden rapor alındığı, davalının davacının ücretini ödediğini ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı Spor Kulübünün ulaşım giderlerinin ... Belediyesi tarafından karşılandığı, dosya kapsamında mevcut CD çözümüne dair bilirkişi raporundaki içeriklerden davalı ... Başkanının beyanlarından dava dışı Spor Kulübünün sahiplendiği, dava dışı Spor Kulübünün adının davalı Belediyenin bir Spor Kulübü olduğunu çağrıştırdığı, iş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... yetkililerince karşılanacağı hususunda oluşan fiilî durum ve davranışlarla davacı tarafta güven oluşturulduğu, bu itibarla güven teorisi uyarınca alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu tutulması gerektiği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davanın görevsiz mahkemede açıldığını,2. Zamanaşımı def'i ile husumet itirazında bulunduklarını,3. ... Belediye Spor Kulübü ile aralarında organik bağın bulunmadığını, 4. 5216 sayılı Belediye Kanunu gereğince tüm spor kulüplerine yardım sağlandığını, bu hâliyle sırf yardım sağladığı gerekçesi ile müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,5. 5235 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile Spor Kulübünün niteliği ve kimlik kazanma yöntemine açıklık getirildiğini, dava dışı ... Belediye Spor Kulübü Derneğinin de 5253 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Dernekler Yönetmeliği'ne uygun olarak dernek olarak kurulan ve spor faaliyetlerinde bulunmak amacıyla ... Müdürlüğüne kayıtlarını yaptırarak “spor kulübü” unvanını kazanan bir Dernek olduğunu, ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptaline ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve ileri sürülen temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi durumunda, yabancı paranın takip tarihindeki Türk lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılmalı ve hükmedilen tazminatın rakamsal değeri hüküm fıkrasında açıkça belirtilmelidir. Mahkemece infazda tereddüt yaratabilecek nitelikteki bu hususun resen dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde yabancı para cinsinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının "2- Hükmolunan asıl alacağın (29.000,00 EURO) %20'si olan 5.800,00 EURO icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklindeki (2) numaralı bendi çıkarılarak yerine “2- Hükmolunan asıl alacağın (29.000,00 Euro) takip tarihindeki (23.08.2019) Türkiye Cumhuriyeti ... Bankasının efektif satış kuru (1 Euro=6,3865 TL) üzerinden belirlenen 185.208,50 Türk lirasının %20'si oranında hesaplanan 37.041,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.