İş sözleşmesinin feshinden doğan alacak davasında yıllık izin ücreti ispat yükü, hayatın olağan akışı ve hakimin davayı aydınlatma ödevi.
Özet: Temyiz incelemesinde, alt işveren aracılığıyla davalı yanında uzun süre ambar görevlisi olarak çalıştığını iddia eden davacının, iş sözleşmesinin haksız feshedildiği gerekçesiyle talep ettiği kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarına ilişkin yargılamada, mahkemece hüküm altına alınan yıllık izin alacağının hesaplanmasında davacının yaklaşık altı yıllık çalışma süresi boyunca yalnızca sekiz gün izin kullandığı kabulünün hayatın olağan akışına aykırı bulunması üzerine, Yargıtay bozma kararı vererek 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının yıllık izin kullanımına dair beyanının alınması gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/247 E., 2018/610 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.02.2008 tarihinde davalı yanında ambar görevlisi olarak çalışmaya başladığını, alt işveren Firma ... Ltd. Şti.nde çalışmasının gösterildiğini, davacının çalışmasının davalı bünyesinde kesintisiz olarak 30.09.2014 tarihine kadar devam ettiğini, iş sözleşmesinin bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatını ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davalının ihale makamı konumunda olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdam edildiğini, süre sonunda iş sözleşmesi kendiliğinden sona erdiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığı savunarak davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2015 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı feshedildiğinin davalı tarafca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 12.05.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde delil olarak davacının çalışma dönemini kapsayan iş sözleşmesine, puantaj kayıtlarına ve yıllık izin kayıtlarına dayanmış olup bu delillerin alt işveren Şirketten istenmesini talep etmişse de Mahkemece bu deliller toplanmadan davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilâmına uyularak delillerin alt işveren Şirketten istendiği, Şirket tarafından şahsi sicil dosyasının sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,2. Müvekkilinin asıl işveren sıfatının olmadığını, ihale makamı olduğunu,3. Müvekkili ile yüklenici arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını,4. Davacının yıllık izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, iş sözleşmesinin feshi ile davacının talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, davalının bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ile hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin sona ermesi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir.Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait işyerinde 5 yıl, 8 ay, 25 gün çalışması bulunan davacının çalışma süresi boyunca sadece 8 gün yıllık izin kullandığı kabul edilerek hesaplanan yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının tüm çalışma süresi boyunca yalnızca 8 gün yıllık izin kullandığının kabul edilmesi hayatın olağan akışına da aykırı bulunduğundan, 6100 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde, davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanının almasından sonra bu beyanın sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar vermesi gerekmektedir. V. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.