İşçilik alacakları (kıdem, yıllık izin, fazla çalışma, UBGT) talebiyle açılan davada asıl-alt işveren ilişkisi ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığının husumet yokluğu yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, iş sözleşmesinin haksız fesh edildiğini iddia eden bir kalıpçının kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, çalışanın doğrudan çalıştığı firma ve alt işverenin alacaklardan sorumlu olduğuna hükmederken, gayrimenkul yatırım ortaklığı statüsündeki bir davalının doğrudan inşaat işi üstlenemeyeceği ve asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulamayacağı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki talebi husumet yokluğundan reddetmiştir. Karar, işçilik alacaklarının tespiti ve gayrimenkul yatırım ortaklığının asıl işveren sıfatı taşıyıp taşımadığına dair hukuki yorum etrafında şekillenmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1922 E., 2025/1405 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş MahkemesiSAYISI : 2024/107 E., 2024/259 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (... AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ'nin ... Şantiyesinde 12.03.2013 tarihinde kalıpçı ekibi içinde sıva tamirat işinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde 2016 yılı Ağustos ayında feshedildiğini, işçi temini suretiyle çalışma yaptıran davalı firmaların işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin işyerinde fazla çalışma yaptığını, ayda bir hafta tatili kullanabildiğini, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, yıllık izin haklarının kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası/ kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığı gibi müvekkili Şirket ile diğer davalılar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnşaat-... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaat sektöründe alt işveren olarak çalıştığını, sektörde devamlı bir iş ilişkisi mevcut olmayıp belirli süreleri işler olduğunu, işler bittiğinde yeni iş olursa işçilerin gelip çalıştığını iş bitince de doğal olarak iş ilişkisinin sona erdiğini, havalar yağışlı ve aşırı soğuk olmadığı sürece yapılan fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini, davacının ücret ve çalışma koşullarıyla ilgili beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... (... İnşaat Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkili Şirkette 24.06.2016-01.02.2017 tarihleri arasında kalıp işçisi olarak kaba inşaat işinde asgari ücretle çalıştığını, davacının hizmet süresi ve ücrete ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacının fazla çalışma yapması hâlinde karşılığının ödendiğini, yıllık izinlerini eksiksiz kullandığını, davacının başka bir iş bulması sebebiyle işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.12.2023 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının davalı ... 'ye bağlı olarak davalı ... İnşaat Şirketi ile hizmet alım sözleşmesi kapsamında 31.05.2013-30.07.2016 tarihleri arasında çalıştığı, son ücretinin brüt 3.734,25 TL olduğu, dosya kapsamına sunulan bir istifa dilekçesinin bulunmadığı dikkate alındığında iş sözleşmesinin işverence feshedildiğinin kabulü gerektiği, feshin haklı nedene dayandığının işverence kanıtlanmaması nedeniyle davacının kıdem tazminatı alacağına hak kazandığı, davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğunu ispat ettiği, ayrıca davalı tarafından davacının yıllık izinlerini kullandığına dair herhangi bir bilgi belge ya da kayıt sunulmadığı anlaşıldığından yıllık izin ücretinin kabulüne karar verilmesi gerektiği; davalı ... ve davalı ... İnşaat Şirketi arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunduğu, ancak Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliğinin 24. maddesi uyarınca davalı ... AŞ'nin gayrimenkul inşaat işini üstlenemeyeceği, bu amaçla personel ve ekipman bulunduramayacağı, ancak başkalarının yürüttüğü projeye finansman sağlayabileceği, sadece denetim işleri için personel istihdam edebileceği hususları bir arada değerlendirildiğinde, kesinleşmiş emsal mahkeme kararları da dikkate alındığında ortada bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi buluduğundan söz edilemeyeceğinden davanın davalı ... AŞ yönünden husumet yokluğundan reddine; diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... AŞ'nin asıl işverenliğinde muhtelif projelerde çalıştığı, işe giriş bildirgelerinde işyeri adresinin sürekli olarak ... olduğu, davacının kalıpçı ekibi içinde sıva–tamirat işinde çalıştığı, davalı ... AŞ'nin inşaat işinin bir kısmını ... İnşaat Şirketine devrettiği, ... İnşaat Şirketinin ise aldığı işin yine bir kısmını ... 'ye devrettiği, devredilen işin alınan asıl işten ayrı ve bağımsız bir niteliğe sahip olmadığı, aksine inşaat işinin asıl işe bağlı yardımcı iş niteliğinde olduğu, davacının çalıştığı projelerde asıl işverenin ... AŞ olduğu, davacı bu firma yerine dava dilekçesinde ... Holding AŞ'yi davalı olarak göstermiş ise de davacı vekilinin 05.07.2019 tarihinde Mahkemeye verdiği beyan dilekçesinde ... AŞ'ye husumet yönelttiğini beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesince davaya bu davalı yönünden devam edildiği ve gerekçeli karar başlığında da bu davalının unvanının yer aldığı, dosyadan toplanan deliller uyarınca davacının çalıştığı projelerin asıl işverenin ... AŞ olduğu, dolayısıyla ilgili Şirket yönünden verilen davanın husumetten reddi kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3 hükmüne aykırılık teşkil edecek şekilde taraflarına husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, zira davacının hasımda kabul edilebilir bir yanılgısının bulunmadığını, 2. Gerek ... AŞ'nin 08.05.2007 tarihli ve 6803 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan esas sözleşmesi gerekse de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği'nin 24. maddesi uyarınca müvekkili Şirketin işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığını,3. Tespit edilen hizmet süresini de kabul etmediklerini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... AŞ ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, davalı ... AŞ'nin asıl işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamındaki davacıya ait hizmet döküm cetveli ve işe giriş bildirgelerine göre davacının 31.03.2013-22.05.2014 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "...İstanbul/Sancaktepe " olduğu; 23.05.2014-16.06.2014 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "... Mah. Pafta 1 50... ve ... İstanbul/Sancaktepe" olduğu; 17.06.2014-20.08.2015 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "... Ada/Parsel A B C D E F G İstanbul/Sancaktepe" olduğu; 21.08.2015-08.12.2015 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... Ltd. nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "..." olduğu; 01.12.2015-06.03.2016 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... Ltd. nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "... Mah. 4 87... Parsel İstanbul/Çekmeköy" olduğu; 04.03.2016-23.06.2016 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "... Mah. 0 Ada 15358 Parsel İstanbul/Ümraniye" olduğu; 01.06.2016-23.06.2016 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "..." olduğu; 24.06.2016-30.07.2016 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde ... Ltd. nezdinde çalışmasının bildirildiği, söz konusu işyerinin adresinin "... İstanbul/Çekmeköy" olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... AŞ tarafından temyiz dilekçesi de dâhil beyanlarda müvekkili Şirketin, "... " adında Sancaktepe'deki bir projeyi bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olarak Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatı çerçevesinde proje sahibi olarak ve bir bütün hâlinde anahtar teslim usulü ile dava dışı ... Danışmanlık İnşaat AŞ'ye ihale ettiğini, davacının 21.08.2015-08.12.2015 tarihleri arasındaki ... numaralı işyerindeki çalışmaların yalnızca müvekkili Şirket projesi için gerçekleştiğini, bu durumda dâhi davalı Şirketin değil dava dışı ... Danışmanlık İnşaat AŞ'nin sorumlu tutulması gerektiğini ifade etmektedir. Dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtları, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği ve diğer bilgi belgeler bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde; inşaat işinin davalı ... AŞ'nin asıl faaliyet alanına girmediği anlaşılmaktadır. Aksi düşünülse dâhi, süreklilik arz etmeyen kaba inşaat yapı işinde kontrol ve denetim amacıyla istihdam edilen personel haricinde bu şirketin işçi çalıştırdığı hususu ispatlanmadığından davalı ve dava dışı Şirketler ile aralarındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Ayrıca yüklenicinin çalıştıracağı işçileri iş sahibinin konut projesi için açmış olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri numarasına kayıt ettirme zorunluluğunun ve sigortaya kayıt ettirilmeden işçi çalıştırılmayacağının öngörülmüş olması, taraflar arasındaki ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisine dönüştürmez. Bu tür hukuki ilişkilerde çalıştırılacak işçilerin sigorta bildirimlerinin sözleşmede düzenlenen şekilde bildirimi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu 11. maddesi gereğidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 14.01.2021 tarihli ve 2018/5428 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararı).Açıklanan nedenlerle, davalı ... AŞ'nin asıl işveren olarak sorumlu tutulmasını gerektirir somut deliller ortaya konulmadığından dava konusu tazminat ve alacaklardan sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.