Asıl işveren sorumluluğu, haksız fesih, ücret indirimi iddiasıyla kıdem, ihbar, fazla çalışma, yıllık izin alacakları davasında bekletici mesele ve bozma sonrası verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı işçinin ücretinin haksız düşürülmesi ve iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği iddiasıyla açtığı kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları davasında, yargılamanın birden fazla kez bozulmasının ardından, asıl işverenin alt işveren işçilik alacaklarından sorumlu olduğu ve ayrı bir davada kesinleşen ücret miktarı esas alınarak davacının alacaklara hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8168 E.  ,  2025/9105 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/750 E., 2025/295 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde alt işverenler nezdinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak çalışırken izni olmadan 2010 yılı Ocak ayı itibarıyla ücretinin düşürüldüğünü, bundan sonra da iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, alması gereken ücrete göre hesaplanacak kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının dava dışı ... İnş. Elekt. Ürt. Tic. ve San. Ltd. Şti.nin çalışanı olduğunu, davacıya ödemelerin de alt işveren olan söz konusu Şirket tarafından yapıldığını, haksız ve yersiz açılan davanın öncelikle dava dışı alt işveren Şirkete teşmil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.06.2014 tarihli kararı ile; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmü gereğince davalının asıl işveren olarak davacının alacaklarından sorumlu olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının ödenmeyen bir kısım işçilik alacakları bulunduğu, davacının alması gereken ücrete göre hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatlar ile fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı gerekçesi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 18.06.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 27.06.2016 tarihli karar ile; davacının işverence yapılan ücret kesintisi ile ilgili alacak davası açtığı, bu davanın Yargıtay incelemesinde olduğu ve henüz kesinleşmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 165/1 hükmü gereğince açılan davanın eldeki uyuşmazlığın çözümünü de etkileyeceğinden verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 11.01.2023 tarihli kararı ile; fark ücret istemine ilişkin İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2019/693 Esas sayılı dosyasında davanın reddine dair karar verildiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının ücretinin düşürüldüğü istemine dayalı işbu alacaklara da hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 11.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 16.10.2023 tarihli karar ile; Mahkemece bekletici mesele yapılmasına karar verilen İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2019/693 Esas sayılı dosyasının yalnızca ücret farkı alacağına ilişkin olduğu, işbu davada ise ücret farkı alacağı dava konusu olmadığı gibi söz konusu Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2019/693 Esas sayılı dosyasının yalnızca işbu davada alacaklara hak kazanıldığının değerlendirilmesi durumunda esas alınacak ücret miktarına ilişkin olduğu; dolayısıyla Mahkemece davacının talep konusu alacaklara hak kazanma durumu değerlendirilerek bekletici mesele yapılan Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2019/693 Esas sayılı dosyası kül hâlinde kapsama alınıp anılan dosyada ücret miktarına ilişkin kesinleşen sonuç dikkate alınmak suretiyle bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2019/693 Esas sayılı dosyasında fark ücret alacağının reddine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, buna göre davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında belirtilen ücretinin hesaplamalara esas alınması gerektiği kanaati ile iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının ödenmeyen bir kısım işçilik alacakları bulunduğu, davalının asıl işveren olarak davacının alacaklarından sorumlu olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı Bakanlığın ihale makamı olduğunu, işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını,
2. İhale neticesinde elemanlı hizmet veren tüm firmaların hak edişleri her ay düzenli olarak çalışmalarının menfaati göz önünde bulundurularak bekletilmeksizin ödendiğinden alacakların tekrar tahsilinin kamu zararına yol açacağını,
3. Davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshine kendi kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini,
4. Davacının üç vardiya hâlinde çalışması sebebiyle fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanamadığını,
5. Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, zamanaşımı, fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve hesaplanması ile davalının dava konusu alacaklardan sorumluluğu olup olmadığına ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.