696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen çalışanın, ihale şartnamesindeki asgari ücretin belirli bir yüzdesi üzerindeki ücret farkı, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen bir davacının, önceki alt işveren sözleşmelerinde yer alan asgari ücretin belirli bir yüzdesi fazlası şeklindeki ücretinin kadroya geçişle birlikte haksız yere düşürüldüğünü iddia ederek fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile pandemi dönemindeki özel çalışma koşullarından kaynaklanan gece zammı alacakları talep etmesi; davalının ise yeni düzenlemeler kapsamında ücretin eksiksiz ödendiğini, sulh sözleşmesi imzalandığını ve iddia edilen ek alacakların mevcut olmadığını savunması üzerine, ilk derece mahkemesinin ücrete bağlı fark alacaklarını reddederken, diğer çalışma alacaklarını bilirkişi raporuna göre kısmen kabul etmesi ve davacının bu kararı temyiz etmesiyle ilgilidir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1900 E., 2025/1641 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 55. İş MahkemesiSAYISI : 2021/820 E., 2024/177 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Sendikası üyesi olduğunu, alt işveren şirketlerde çalışırken ihale şartnamesine göre düzenlenen ihale sözleşmesinde ücretin, asgari ücret baz alınarak, asgari ücretin en az %... fazlası olarak düzenlendiğini ve davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında asgari ücretin %... fazlası ücretle kadroya geçtiğini ancak ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde evine gitmeden 10... 'er günlük nöbetler ile 24 saat kapalı sistem çalıştığını, 20.00-06.00 saatleri arasındaki çalışmasının gece çalışması olduğunu ve gece zammı alacağına hak kazanmasına rağmen bu alacağının ödenmediğini, yine bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde sulh sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz olarak ödendiğini, davacının gece çalışması yapmadığını, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında 02.04.2020 tarihinden itibaren önce yedi günlük sabit vardiya sistemine geçildiğini, bilahare sabit vardiya sisteminin 14 gün olarak uygulandığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, yapmış olması hâlinde ise 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi ve İş Kanuna İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca denkleştirme uygulaması yapıldığını, davacının yirmi dört saatlik dönem içinde on iki saati çalışmadan dinlenerek işyerinde geçirdiğini ve yemek ile barınma ihtiyacının da davalı Kurumca karşılandığını, bu sürede çalışmanın olmaması nedeni ile fazla çalışma olgusunun gerçekleşmediğini, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye ve ikramiye alacakları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece zammı ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlık bünyesinde bakım merkezi işyerinde çalıştığı, 696 sayılı KHK gereğince sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli bir oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, buna göre ücrete bağlı fark alacak taleplerinin reddinin gerektiği, bilirkişi raporunda puantaj kayıtlarına göre yapılan hesaplamanın denetime elverişli, hükme esas alınmaya uygun olduğu ve burada hesaplanan alacakların hüküm altına alındığı açıklanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın davalı yönünden miktar itibarıyla kesin olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesinliklikten reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkilinin davalı Bakanlık bünyesinde alt işverenler nezdinde çalışırken tüm hak ve borçları ile davalı işverene devredildiğini, bu nedenle ücretinin eskiden olduğu gibi asgari ücretin oransal fazlası olarak ödenmesi gerektiğini, 2. Ücret, ilave tediye, ikramiye alacağı yönünden; davacının ücretinin davalı işveren tarafından ve hiçbir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü, belirsiz süreli bireysel iş sözleşmesinde açıkça ücret kararlaştırılmadığı gerekçe gösterilerek ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının reddedildiğini, ancak davacının kadroya geçmeden önce ihale şartnamesinde yazılı olduğu üzere asgari ücretin % oran fazlasıyla çalışmakta olduğunu, aynı koşullarda ve ihale sözleşmesinden en ufak bir fark ve düzenleme olmaksızın % ibaresi konulmak suretiyle aynı ücret üzerinden kadroya geçtiğini ve ücretinin rızası olmaksızın düşürülmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu,3. Davacıya ait bordrolarda ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ödemesi, ulusal bayram ve genel tatil ödemesi adı altında bir ödeme bulunmayıp, hak kazandığı alacakların hesaplanarak ödenmesinin davalının sorumluluğunda olduğunu, yapılan ödemelere ilişkin kayıtların tek tek belirlenmesi gerektiğini, oysaki puantajlarda bu hususta herhangi bir kayıt bulunmadığını,4. Davacı ilave tediye alacağına hak kazanmasına rağmen bilirkişi raporunda bu hususta herhangi bir hesaplama yapılmadığını,5. Davacının pandemi döneminde kapalı devre sistemiyle çalıştığını, Mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi raporuna da itibar edilerek davacının pandemi dönemi öncesinde ve sonrasında bir kısım alacaklarının ödendiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, 6. Davacının çalıştığı Kurumda bakıma muhtaç kişilere hizmet verildiği de gözetildiğinde davacının aynı çalışma sisteminde çalıştığının kabul edilemeyeceğini, sürekli bakım ve gözetim gerektiren kişilere hizmet veren davacının tam gün çalıştığını, işin doğası gereği çalışmaya ara vermesinin mümkün olmadığını, bu durumda fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı alacaklarına hak kazandığını,7. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamaların hatalı yapıldığını, günlük 11 saati geçen gündüz çalışmalarının ve gece 7,5 saati geçen gece çalışmalarının karşılığı ile haftalık 45 saati aşan ve yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini, 8. Mahsubun ilgili olunan aydan yapılması gerekirken toplam alacak üzerinden uygulanan mahsup işlemiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını, hesaplama döneminin talebine rağmen eksik olduğunu,9. Müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile gece zammı ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.