Uluslararası iş uyuşmazlığında Türk iş hukukunun mu yoksa Rus mevzuatının mı uygulanacağı ve yabancı hukukta zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi üzerine temyiz kararı.
Özet: Davacı işçinin Rusyadaki şantiyelerde demirci ustabaşı olarak çalıştığı dönemden kaynaklanan kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi Türk hukukunun uygulanması gerektiğini belirterek talepleri kısmen kabul etmişken; bölge adliye mahkemesi, işin yapıldığı yer ve yabancılık unsuru nedeniyle Rus mevzuatının uygulanması gerektiğine ve bu mevzuat uyarınca tüm alacakların zamanaşımına uğradığına karar vererek davayı reddetmiş, davacı ise Rus mevzuatında sürelerin yeniden başlatılmasına olanak tanıyan hükümleri ve işverenin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesini temyiz gerekçesi yapmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3790 E., 2024/3878 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş MahkemesiSAYISI : 2019/609 E., 2023/316 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.08.2009-16.01.2015 tarihleri arasında davalının ...'da bulunan şantiyelerinde demirci ustabaşı olarak çalıştığını, son ücretinin 2.000,00 Amerikan doları (USD) olduğunu, 3 öğün yemek ve barınmanın işverence karşılandığını, ücretinin Türkiye'de bulunan banka hesabına düzensiz olarak yatırıldığını, çalışma süresince davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil olmak üzere haftanın her günü çalıştığını, ayda iki pazar günü izin yaptığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izin alacağı bulunduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalının işçisi olmadığını, işçilik alacaklarından müvekkili Şirketin sorumlu olamayacağını, uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanamayacağını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda, Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile organik bağı ispatlandığında Türk iş hukukunun uygulandığı ve organik bağ içinde olan Türkiye'de kişi veya kişilerin işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutulduğu, bu doğrultuda değerlendirme yapılarak, iş sözleşmesi haksız olarak feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bulunduğu, yıllık izin ücretinde ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından dava dilekçesinde istenen miktar ile sınırlı olarak yıllık izin ücretine hükmedildiği, dosya kapsamı ve emsal kararlara göre işçilik alacaklarından davalı Şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ...’da çalıştığı, yabancılık unsurunun tarafların kabulünde olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi ile olayda Türk hukukunun uygulanamayacağının savunulduğu, çalışılan ülke hukukun uygulanmasına ilişkin seçimden davanın esasına girilmekle vazgeçilmesinin mümkün olmadığı, somut olaya ... iş mevzuatının uygulanması gerekirken, Türk hukukuna göre karar verilmesinin hatalı olduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'na göre davaya konu edilen tüm alacaklar zamanaşımına uğramış olup bu nedenle davanın reddine karar verildiği, davanın yabancı hukukun uygulanması sonucunda reddedilmesi karşısında Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmediği, ihbar olunan Şirketin müdahale talebi olmadığı gibi hakkında kurulmuş bir hüküm de bulunmadığından ihbar olunanın istinaf talebinin reddedildiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Rus mevzuatında sürenin kaçırılmasına dair işçinin geçerli bir nedeni var ise sürelerin mahkemece yeniden başlatılacağına dair hüküm bulunduğunu,2. Davalı tarafından işçiye; uyuşmazlığa seçilen hukukun uygulanacağı konusunda bilgi verilmediğini, ilgili mevzuatın içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığını, bu bağlamda davalının çalışılan ülke mevzuatındaki hak ve alacaklar konusunda aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu durumun sürelerin yeniden başlatılmasına geçerli bir neden olduğunu, Bölge Adliyesi Mahkemesinin bu hususu değerlendirmeden karar verdiğini, 3. Davacının iş bitimi nedeniyle yurda dönüp tekrar işbaşı yapmak için işverenin talimatını beklediğini, ... mevzuatında belirtilen sürelerin başlaması için, davalı tarafından davacıya fesih bildirimi veya işten çıkarma emrinin verilmediğini, iş sicil defterine feshe ilişkin kaydın yapılmadığını ve dava açmak için belirtilen sürelerin başlamadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesindeki şartların gerçekleşmediğini dikkate almadan eksik incelemeyle davayı reddetmesinin hatalı olduğunu,4. İçtihat değişikliği sonrası mahkemelerin ... mevzuatını sadece zamanaşımı veya hak düşürücü süre yönünden değerlendirdiğini, ... mevzuatının işçi lehine hükümleri dikkate alınmadan karar verildiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ve zamanaşımı hususlarına ilişkindir.İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı işveren yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde; davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde Türk hukuku uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukuna göre karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş, somut olaya ... iş mevzuatının uygulanması suretiyle davacının iş sözleşmesinin fesih tarihi ile dava tarihi gözetilerek davaya konu edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp davanın reddine karar verilerek yargılama sonuçlandırılmıştır.Davacının davalı işyerinde; 23.08.2009-06.08.2010, 11.02.2011-05.01.2012, 10.04.2012-04.07.2012, 28.08.2012-20.12.2012, 21.02.2013-06.08.2013, 20.08.2013-14.05.2014, 04.06.2014-21.08.20 14... .12.2014-16.01.2015 tarihleri arasında olmak üzere 3 yıl 11 ay çalışması bulunmaktadır.Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmede hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir. Dosyada mevcut iş sözleşmesine göre taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu 21.02.2013-06.08.2013 tarihleri arasındaki çalışma dönemi ile devamında makul sürelerle çalışmanın devam ettiği 20.08.2013-14.05.2014, 04.06.2014-21.08.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından ... hukukunun uygulanması yerinde ise de 10.04.2012-04.07.20 12... .08.2012-20.12.2012 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının 10.04.2012-04.07.2012, 28.08.2012-20.12.20 12... .12.2014-16.01.2015 dönemlerindeki çalışmalarının ...'da geçtiği uyuşmazlık dışı olup mutad işyeri hukuku ... hukukudur. Bununla birlikte 10.04.2012-04.07.20 12... .08.2012-20.12.2012 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında söz konusu çalışma dönemlerinde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının 10.12.2014-16.01.2015 dönemindeki çalışması bakımından mutad işyeri hukuku olan ... hukukunun uygulanması yerinde ise de 10.04.2012-04.07.2012, 28.08.2012-20.12.2012 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından, bu iki dönem birleştirilerek uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.