İşçinin haklı feshine bağlı kıdem, ücret ve fazla çalışma alacakları davasında, avans iddialarına rağmen işverenin ödeme ispat yükümlülüğünü yerine getirememesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı işçinin davalı işyerinde maaşlarının avans şeklinde düzensiz ödenmesi, asgari geçim indirimi, kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesiyle açtığı alacak davasını incelemektedir. İlk derece mahkemesi, işçinin feshini haklı bularak tanık beyanları ve kendi ifadesine dayanarak taleplerin kısmen kabulüne karar vermiş, bu kararı bölge adliye mahkemesi de onamıştır. Davalı işveren ise temyiz başvurusunda, ücretlerin tam ödendiğini, tanık beyanlarının gerçek dışı olduğunu, işçinin maaş almadan yaşamasına ilişkin tekrar sorgulanması gerektiğini ve belirli alacakların reddini savunarak kararın bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1300 E., 2025/1860 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 2. İş MahkemesiSAYISI: 2022/417 E., 2024/599 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 14.06.2013 - 16.01.2018 tarihleri arasında satış müdürü olarak işe alınmış ise de kasap olarak çalıştırıldığını, çalışma süresince haftada yedi gün çalıştığını, genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma da yaptığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini, aylık ücretlerinin de düzenli ödenmediğini, ödemelerinin hep avans olarak yapıldığını, davacının bu nedenlerle iş sözleşmesini 10.01.2018 tarihli ihtarname ile feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Usulüne uygun olarak tebliğ edilen dava dilekçesine rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olup davalı taraf, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödenmeyen ücret alacakları bulunduğundan davacı işçi tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, somut olayda ücretlerin elden ödendiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının isticvabında; ücretler hususunda hiçbir zaman ücretinin ödenmediğini, sürekli avans şeklinde ücret aldığını, 2013 yılında işe başladığını, ödemelerle ilgili olarak kendisine "Paran biriksin, bende kalmaz, gerekirse ortaklık yaparız." denildiğini, kendisine gösterilen avans adı altındaki ödemeleri aldığını beyan ettiği, her ne kadar bir kişinin ücret almadan çalışması olağan duruma aykırı ise de ücretin ödendiğini yazılı delillerle ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu hususu dosyada ispat edemediği, salt hayatın olağan akışına uygun olmamama karinesiyle ücret talebinin reddinin mümkün olmadığı, ispat yükünü yerine getirmeyen işverenlik karşısında davacının isticvabına itibar edilerek yalnızca avans olarak ödendiği kabul edilen ödemeler dışında davacıya hiç ücret ödenmediği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak eksik ödenen ücret alacağının kabul edildiği, davacının tanık anlatımlarıyla fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile bir kısım genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, davacı tanıklarından S.S. davalıya ait ... Şubesinde, davacı ... şubede çalışmış iseler de davacı tanığı S.S'nin anlatımlarından, şubeler arası ve çalışanlar arasında iletişim olduğu, birbirlerinin çalışmalarına vakıf olabilecekleri, yine tanık S.S'nin davacının ... şubede tek sorumlu olduğunu belirttiği, tanığın beyanlarının yaklaşık 11 ay için komşu işyeri tanığı olan davacı tanığı Y.İ'nin anlatımları ile büyük oranda örtüştüğü ve davacının Şubedeki sorumlu olarak açılıştan kapanışa kadar çalıştığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu doğrultuda yapılan hesaplamaya itibar edilerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden %30 oranında indirim yapıldığı, karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacaklarının da bulunduğu, davalı tarafından her ne kadar ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de hem def'inin iki haftalık sürede olmadığı hem de davalının cevap dilekçesi sunmadığı gözetilerek değer verilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretlerinin zamanında eksiksiz olarak ödendiğini, davacının isticvabında ücretini sürekli avans şeklinde aldığını ikrar ettiğini, davacı tekrar isticvap edilerek ücret almadan nasıl geçindiğinin sorulmasını talep etmelerine rağmen talebin yerine getirilmediğini, 2. Davacı tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını,3. Davacının kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacaklarının reddi gerektiğini, davacının işi kendi isteğiyle bıraktığını, davalı Şirket uhdesinde herhangi bir alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı, hesabı ve karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.