İşçinin haklı nedenle feshettiği iş sözleşmesi sonrası kıdem, fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarına ilişkin temyiz incelemesiyle bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden davacı işçinin kıdem tazminatı ile ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davada, davalının iş akdinin davacı tarafından istifa yoluyla sona erdirildiği, işçilik alacaklarının ödendiği veya sözleşmelere dahil edildiği, yıllık ibra sözleşmeleriyle herhangi bir alacak kalmadığı yönündeki savunmalarına rağmen, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince davacının fesih nedeninin haklı olduğu, alacaklara hak kazandığı ve yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiş; Yargıtay, davalı vekilinin temyiz itirazlarını değerlendirerek, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/7533 E.  ,  2025/9089 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1012 E., 2025/1042 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/407 E., 2025/117 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.02.2011-06.04.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde en son brüt 7.700,00 TL ücretle, bordro ve yasallar uzmanı olarak çalıştığını, davacının fazla çalışma yapmasına, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacının 06.04.2017 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının istifa suretiyle iş sözleşmesini feshettiğini, ücretinin sözleşmede yazan ücret olup fazla çalışma ücretinin ücretine dâhil olduğunu, davacı ile her yıl menfi tespit sözleşmesi imzalandığını, davacının ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığı bu sözleşme uyarınca Şirketteki pozisyonu ve tecrübesi gereği hiçbir parasal hak ve menfaat alacağı kalmadığına dair beyanda bulunduğunu, fazla çalışma yaptığında ücret bordrolarında tahakkuk ettirilerek kendisine ödendiğini, davacının haftada 7 gün çalıştığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerinde çalışılmadığını, çalışma yapılırsa karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.02.2011-06.04.2017 tarihleri arasında çalıştığı, davacının hak kazandığı işçilik alacaklarının bilirkişi tarafından hesaplandığı, işçi feshinin haklı nedene dayandığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, işe giriş çıkış kayıtları ile tanık anlatımlarına göre ve haftalık (270 saat/52 hafta=5,2 saatlik) fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğu kabul edilerek haftada 17,3 saat üzerinden fazla çalışma ücretinin hesaplandığı, karşılığı ödenmeyen hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bulunduğu, bu alacak kalemlerinden %30 oranında indirim yapıldığı, zamanaşımı def'inin gözetildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının istifa ederek ve başka bir işe girmek amacıyla işten ayrıldığını, haklı fesih sebeplerini ispat edemediğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığını,
2. Davacının fazla çalışma yaptığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalıştığını yazılı delillerle ispat edemediğini, işyerinde nadiren fazla çalışma yapılırsa veya tatil günlerinde çalışılırsa karşılığı ücretlerin bordroda tahakkuk ettirilerek ödendiğini,
3. Dosyaya sunulan davacının hiçbir alacağı bulunmadığına dair her yıl davacı ile yapılan mutabakat sözleşmelerine değer verilmesi gerektiğini, bu protokoller uyarınca davacının alacağı bulunmadığını, bu belgenin ve bordroların aksinin yazılı delille ispatı gerekirken tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile davaya konu alacakların ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.