Yabancı kahve şirketinin benzer markanın hükümsüzlüğü talebiyle açtığı davada, Türkiyedeki öncelikli kullanım ve tanınmışlık iddialarının bilirkişi raporu ışığında incelendiği hukuki süreç.
Özet: Davacı, dünya genelinde tescilli ve yaygın kullanılan markasının birebir aynısı olan davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü talep ederken, davalı markasının Türkiyede kendi adına tescilli olduğunu ve davacının Türkiyede kullanımı kanıtlanmamış markalarına karşı öncelikli olduğunu savunmuş; bilirkişi raporunda davacının markasının Türkiyedeki tanınmışlık veya ayırt edicilik kazanımına dair yeterli delil bulunamadığı, kötü niyet iddiasının ise mahkemenin takdirine bırakıldığı belirtilerek, rapor üzerine davacının itirazı sonrası ek rapor istenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/204 EsasKARAR NO : 2025/210DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 06/10/2023KARAR TARİHİ : 11/12/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, yeni ve lider bir perakende kahve şirketi olduğunu, müvekkili şirketin, dünya çapında sayısız ülkede uzun yıllardan bu yana sahibi olduğu tesciller ile "..." markasını koruma altına aldığını, müvekkilinin "..." markalarının gerçek, öncelikli ve üstün hak sahibi konumunda olduğunu, söz konusu markanın tamamen ve ilk kez müvekkili tarafından yaratıldığını, son derece farklı ve ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, dava konusu davalı adına ... sayı ile tescilli markanın müvekkilinin "..." markasının birebir aynısını teşkil ettiğini ve müvekkilinin kullanımı dahilindeki mal ve hizmetler ile aynı, doğrudan ilişkili mal ve hizmetleri kapsadığını iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı şirketin 2017 yılında Pekin'de kurulmuş olduğu kabul edilse dahi sahip olduğu iddia edilen mağaza ve işletme sayısı 2023 yılına ait olduğunu, davacının dünya çapındaki tescillerinin tamamının müvekkilinden sonraya ait olduğunu, davacı, farklı tüzel kişiler adına yapılmış tescilleri de kendine mal ettiğini, davacı taraf, müvekkiline ait markaları da sahiplendiğini, oysa davacı markalarının tamamı 2019 yılından sonraya ait olduğunu, davacı, Türkiye'de hiçbir şekilde markayı kullanmadığını, 07.01.2019 tarihi öncesine ait ispatlanabilir hiçbir kullanım bulunmadığını, bu sebeple davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :Dava, davalı adına .... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı markanın 07/01/2019 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.Taraf vekillerince bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından hazırlanan ve ibraz edilen 12/07/2024 tarihli rapor ile, HMK. 282.maddesi gereğince, tüm delillerin takdiri ve nihai karar Mahkemeye ait olmak üzere; SMK m.6/3 açısından; davacı yabancı şirketin Türkiye’de ... tescil no.lu “...” markasının “kısmi yayınına” karar verilmiş olup, 11 ve 35. Sınıfta tescil edildiği, yurtdışında tescilli markaları bulunmakla birlikte, dosya kapsamında yer alan mevcut bilgi ve belgelerin, bu markaların Türkiye’de markasal etki yaratacak şekilde kullanıldığına ve bu kullanım sonucunda ayırtedicilik kazandırıldığına dair içerik arz etmediği, keza davacı tarafın dilekçe ve beyanlarında Türkiye’de kullanımın olduğuna dair bir beyanın da yer almadığı, tespit edilmekle SMK m.6/3 uyarınca Davalı markası açısından hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, SMK m.6/4 ve m.6/5 açısından; tanınmışlık iddiasının sektörel açıdan teyidi bakımından nihai hukuki değerlendirme ve takdir Mahkemeye ait olmak üzere; davacı markasının SMK m.6/4 ve m.6/5 anlamında tanınmış marka statüsünün ispatı hususunda, davacı markasının tanınmışlığının değerlendirilebilmesi açısından mevcut dosya içinde yer alan bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı, mevcut dosya kapsamında sunulan ulusal/uluslararası haberlerin ve farklı ülkelerde mevcut tescillerin, Türkiye’de markanın tanınmışlığını teyit eder nitelik arz etmediği, tespit edilmekte olup, işbu tespitler uyarınca ve mevcut dosya kapsamına göre SMK m.6/4 ve m.6/5 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, SMK m.6/9 açısından; davalı markasının tescilinde SMK m.6/9 kapsamında kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya itirazları karşılar ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan ve sunulan 10/12/2024 tarihli ek rapor ile, davacı vekili tarafından, “..., Ltd.'nin, ... (China) Co., Ltd. veya ... (China) olarak da anıldığını gösteren evraklar” sunulmuş olup, delil olarak takdirinin Mahkemeye ait olduğu, SMK m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6 kapsamında kök raporda varılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı, SMK 6/9. anlamında Davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin ek rapora itirazları üzerine dosya davacı tarafın itirazlarını da kapsayacak şekilde hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor düzenlenmesi adına yeni oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından düzenlenen ve sunulan 15/09/2025 tarihli rapor ile, ... alan adlı web sitesi anasyafasından alınan görüntüye aşağıda yer verilmiş olup, web sitesinde "...." görselinin markasal şekilde (web sitesi logosu olarak) kullanıldığı, alan adının kahve çekirdeği ve kahve türevi ürünlerin tanıtım ve satışı amacı ile kurulmuş olduğu, https://.... alan adının ... tarafından işletildiği, https://... web sitesinde ilk olarak 18.04.2019 tarihinde "...." görselinin markasal şekilde kullanıldığı, günümüze kadar süreklilik arz edecek şekilde kullanıldığı, https://.... alan adının yapılan Whois sorgusunda alan adının 04.07.2017 tarihinde tescil edildiği, alan adının sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adı sahiplik bilgilerine kamuya açık verilerden tespit edilemediği, .... alan adlı web sitesinde görselinin web sitesi logosu olarak kullanıldığı, web sitesinin içeriği Çince dilinde hazırlandığı, ... alan adında ilk olarak 19.12.2021 tarihinden itibaren ve görsellerinin kullanılmaya başlandığı, web sitesinin ... Ltd.tarafından işletildiği, https://.... alan adının yapılan Whois sorgusunda alan adının 04.05.2021 tarihinde tescil edildiği, alan adının sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adı sahiplik bilgilerine kamuya açık verilerden tespit edilemediği hükümsüzlüğünü talep edilen ... tescil no.lu markasının 30, 35 ve 43. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu, davacı taraf, davalının marka başvuru tarihinden (07.01.2019 tarihi) önceki tarihte markayı Türkiye’de kullandığını gösterir bir delil ibraz etmemiş olmakla SMK m. 6/3’e dayalı hükümsüzlük koşulları olmadığının kabul edilebileceği, davacının “...” markasının, davalının marka başvuru tarihi olan 07.01.2019 tarihi itibariyle Türkiye’de de tanınınmış marka olup olmadığını inceleyerek hakkaniyete daha uygun kanaat belirtebilecek olan kişinin ilgili sektör bilirkişi olduğu hususu Mahkemenin takdirinde olmak üzere, dosya kapsamında yapılan incelemede, 07.01.2019 tarihi itibariyle davacı markasının Türkiye’de tanınınmış marka olmadığı kanaatiyle SMK m. 6/4’e dayalı hükümsüzlük koşulları olmadığının kabul edilebileceği, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davacı adına “...” ibareli tescilli bir marka olmadığından SMK m. 6/5’e dayalı hükümsüzlük koşulları olmadığının kabul edilebileceği, davacının dayanak yaptığı alan adları, ... tescil no.lu “...” markası başvuru tarihinden sonraki tarihlerde ticari etki yaratacak şekilde kullanıldıkları tespit edilmiş olmakla, SMK m. 6/6 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşulları olduğunun kabul edilebileceği, SMK m. 6/9 uyarınca kötüniyetli tescile dayalı hükümsüzlük koşulları olup olmadığını takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi ek raporuna itirazları ve alınan son rapor dikkate alınarak tanınmışlık iddiasına ilişkin daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için mevcut heyete sektör(kahve-kafeci) bilirkişisi eklenmiş, davacı tarafın itirazlarını karşılar ve raporun son sayfasında SMK 6/6'ya ilişkin değerlendirme de maddi hata yapılmış olması nedeniyle bu hususun düzeltilmesi açısından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, heyet tarafından düzenlenen ve ibraz olunan 16/10/2025 tarihli ek rapor ile, mevcut durumda, davacının “....” markasının Türkiye'de tanınmış marka statüsüne ulaşmamış olduğu; Ancak uluslararası arenada bilinirliği nedeniyle ileride bu durumun söz konusu olabileceği, davacının “...” markasının, davalının marka başvuru tarihi olan 07.01.2019 tarihi itibariyle Türkiye’de de tanınınmış marka olmadığı kanaatiyle SMK m. 6/4’e dayalı hükümsüzlük koşulları olmadığının kabul edilebileceği, kök raporun netice kısmında sehven yapılan maddi hatayı “SMK m. 6/6 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının olmadığının kabul edilebileceği” şeklinde düzeltildiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının ... markasını 2017 tarihinde Pekin'de kurulduktan sonra 10.000 mağaza sayısına ulaşarak dünya çapında tanınan bir marka olduğunu ve davalının markasının birebir aynısını Türkiye'de tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu, davalı markasının SMK'nın 6/3, 6/4, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş olup davalı ve davacı markaları bilirkişi marifetiyle incelenmiş, davacı markasının Türkiye'de tescilli olmaması ve Türkiye'de kullanılmamış olması nedeniyle SMK'nın 6/3 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı markasının davalı markasının tescil başvuru tarihi olan 07/01/2019 tarihinde ülke içinde tanınmışlığı ispatlanamadığından SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacıya ait ... alan adının 04/07/2017 tarihinde tescil edilmesine karşın "...." görselinin marka olarak 18/04/2019 tarihinde kullanılmış olması ve bu tarihin davalı marka tescil başvuru tarihinden sonra olması nedeniyle SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, ancak davalı markasının kötü niyetli tescil iddiasına ilişkin yapılan inceleme neticesinde davalının dava konusu marka haricinde dünya çapında tanınmış başka markalara ilişkin tescilinin de bulunmuş olması, Türkçe'de bir anlam ifade etmeyen ... ibaresinin davacı tarafın faaliyet alanı ile aynı hizmetlerde/emtialarda davalı tarafça seçilmesinin davalının davacı markasından haberdar olduğunu göstermesi, davalının dava konusu markayı herhangi bir ticari faaliyete konu etmemesi ve uluslararası alanda bilinen bir markanın bu şekilde tescil ettirilmesinin tanınmış bir markanın ülke içinde ticari faaliyetin engelleme veya asıl hak sahibine karşı menfaat karşılığı kullanma gibi amaçları barındıracağı hususları karşısında davalının .... ibareli markayı tescilinin kötü niyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜ ile davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL ilam harcından, 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile 345,55 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 539,70 TL dava ilk masrafı, 1.292,50 TL tebligat-tezkere masrafı ve 29.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.832,20 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 7-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır