Muvazaa iddiasıyla alt işveren işçiliğinin tespiti ve toplu iş sözleşmesinden yararlandırma talebinin güncel hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı sendika üyesi işçinin, alt işveren işçisi gösterilmesinin muvazaalı olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği iddiasıyla açtığı tespit davasında, ilk derece mahkemesinin muvazaa ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmesinin ardından, bölge adliye mahkemesi, eda davası açma imkanı bulunan davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş ve Yargıtay da bu usulden ret kararını onamıştır.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1003 E., 2025/841 K.MAHKEMESİ : ... 6. İş MahkemesiSAYISI : 2016/188 E., 2024/391 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sendika üyesi olan davacının, davalı ... Müdürlüğünün değişik işyerlerinde kağıt üzerinde alt işveren işçisi olarak gösterilmek suretiyle, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında tutulduğunu, emsal davalarda verilen kararlarda, davalı ... ile yüklenici firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı kabul edilerek alt işveren işçilerinin toplu iş sözleşmelerinden yararlandırılmaları gerektiğinin tespit edildiğini, emsal kararların eldeki dava açısından kesin delil teşkil ettiğini ileri sürerek, muvazaa sebebiyle davacının baştan itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi olduğunun tespitine ve davacının üyeliğinin davalıya bildirildiği tarihten itibaren işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum ile hizmet alım sözleşmesi yüklenicisi olan firmalar arasındaki ilişkinin kanuna uygun olup muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddia edilen muvazaa olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eda davası açma olanağı varken tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunmadığı dikkate alındığında davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa olgusunun ispatlandığını, emsal mahkeme kararlarının eldeki davada kesin delil niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.