Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin spor kulübü markasına tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit ürünlere el konulması kararı.
Özet: Bir spor kulübünün tescilli ve tanınmış markalarına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan davada, davalının işyerinde yapılan incelemede davacı markalarını izinsiz ve iltibasa yol açacak şekilde kullanan taklit çocuk formaları bulunduğu bilirkişi raporuyla sabit görülerek, davalının marka hakkına tecavüz eyleminin tespiti, durdurulması ve taklit ürünlere el konulması yönündeki talep kabul edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/44 Esas
KARAR NO : 2025/211
DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması
DAVA TARİHİ : 17/02/2025
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2025
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olup gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, ilgili markaların bir kısmının ..,..,..,..,.. sayılı markalar olduğunu, hal böyle iken, davalının, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri satışa sunmakta olduğunu, söz konusu eylemlerin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve taklit ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ...., davanın esasına ilişkin her ne kadar cevap dilekçesi sunmamış ise de 16/09/2025 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanı ile, iş yerinde delil tespiti sırasında tespit edilen iki adet üniformanın kendi çocuklarının kullandığı üniformalar olduğunu, söz konusu ürünleri kesinlikle satmadığını, ... amblemli herhangi bir ürün de satmadığını, davacı tarafın iş yerinden aldığını iddia ettiği ürün ile delil tespitindeki ürünler hem birbirinden farklı olduğunu hem de ben böyle bir satış yapmadığını, kendisinin yerli forma satmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,..,..,... tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce oluşturulan tensip ara kararı ile dosya davalının davacı adına olan markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz olunan 17/03/2025 tarihli rapor ile, “... Mah. ... Cad. No:36 B Esenyurt/
İstanbul” adresinde bulunan, sunulan vergi levhasından davalı ...’e (TCKN:
..., VKN: ....) ait olduğu görülen “...” tabelalı
işyerinde yapılan incelemede tespit edilen 2 (İKİ) adet çocuk forma (altlı üstlü)
üzerinde davacı adına tescilli ve koruması devam etmekte olan ..,..,... nolu markaların ve davacının ... sayılı tanınmış markasının
birebir kullanıldığının tespit edildiğini, tespit edilen emtia (forma) davacı markalarının 25. sınıftaki tescilleri kapsamında olup, tespit
edilen markasal kullanımın davacı markaları ile mutlak suretle iltibasa yol açacağı, tespit edilen ürünlerin orijinal ürünlerin işçilik ve malzeme kalitesine sahip olmadıklarının değerlendirildiğini, inceleme sırasında ürünlerin orijinal olduğuna dair bir beyan ve bunu
gösterir herhangi bir delil de sunulmadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları , mahallinde yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davalının herhangi bir hakkı olmamasına rağmen davacı adına tescilli marka ibaresinin aynısını markanın tescilli olduğu emtia - hizmet sınıfında kullandığı, bu hususun delil tespiti sırasında bilirkişi marifetiyle tespit edildiği ve davalının bu eyleminin davacının SMK 29 maddesi anlamında markadan doğan haklarını ihlal ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklara davalının tecavüzünün tespitine, ihlalin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına,
2-Peşin alınan harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.230,80 TL dava ilk masrafı, 695,00 TL tebligat-tezkere gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.925,80 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekili ile davalı asilin vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır