İşe iade davası sonrası davacıyı farklı işyerine davet eden işverenin teklifinin samimi bulunmaması ve bundan doğan kıdem ve ihbar tazminatı talepleri.
Özet: İşten çıkarılması üzerine açtığı işe iade davasını kazanan işçiye, işveren tarafından eski işyeri yerine başka bir ilçedeki farklı bir müessesede işe başlama daveti yapılması ve sonrasında iş güvencesi tazminatı ödenmesi üzerine, yargı mercileri bu davetin samimi olmadığına hükmederek işverenin yönetim hakkı kapsamında işçiyi farklı birimlere atayabileceği veya işçinin emekliliğini gerekçe göstererek işe başlama niyeti olmadığı savunmalarını reddetmiş; işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığına, yıllık izin alacağı talebinin ise ek yıllık süre dolmadığı için reddedildiğine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/790 E., 2025/1110 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: KDZ.Ereğli 2. İş MahkemesiSAYISI: 2022/149 E., 2023/51 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin 01.12.2020 tarihinde feshedildiğini, açtıkları işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, işe iade için müracaat ettiklerini, işverenin müvekkilini başka bir ilçedeki başka bir müessese olan ... İşletme müessesine işe davet ettiğini, söz konusu işe davetin gerçek ve samimi olmadığını, davalı işverenin işçiyi işe başlatmak için olan bir aylık süreyi geçirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Karadeniz Ereğli 1. İş Mahkemesinin 2021/2 Esas sayılı dosyasında ... İşletme Müessesesi Müdürlüğünün ... Genel Müdürlüğünden ayrı tüzel kişiliği olmasına rağmen ... Genel Müdürlüğü davalı gösterilerek dava açıldığını, anılan dava dosyasında davacının işe iade talebi kabul edilince müvekkilinin takdir yetkisini kullanarak beş tane müessesi içerisinden ... İşletme Müessesesi Müdürlüğünde işe başlaması için davacıya samimi olarak davette bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade davasında yapılan fesih işleminin haksız ve geçersiz olduğundan bahisle işe iadesine karar verildiği, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, bununla birlikte işe iade kararı sonrası davalının davacıyı aynı işyerinde aynı şartlarla işe başlatması gerektiği; ancak bu bakımdan davalının davacıyı işe başlatma konusunda samimi olmadığı, davacı işe iade davası sonrasında mevcut durumu üzerine yeni bir tam yılı doldurmadığından ek yıllık ücretli izin hakkına sahip olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işten çıkarılması üzerine açtığı işe iade davasının kabul edildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının süresi içinde işe iade talebiyle davalı Kuruma başvurduğu, davalının davacıya 13.05.2022 tarihli yazı ile ... İşletme Müessesesi işyerinde işe başlaması yönünde davet yazısı gönderdiği, davalı Kurum tarafından davacı vekiline ve davacı asıla gönderilen 13.05.2022 tarihli yazıda, davacının 13.05.2022 tarihi itibarıyla işbaşı yapmadığının, yasal süresi olan 23.05.2022 tarihine kadar işbaşı yapabilmesi için müracaatının gerektiğinin bildirildiği, ancak davalı tarafından davacıya 18.05.2022 tarihinde iş güvencesi tazminatının ödendiğine ilişkin banka dekontu sunulduğu, davalının davacıya işe güvencesi ödemesi, yine davacının eski işine değil de başka bir yerde olan müesseseye davetine ilişkin davalı Kurumca bir gerekçe belirtilmemesi nazara alındığında davalı işverenin işe davetinin samimi olmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacının işe iadesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla davalının haklı nedenle feshe ilişkin istinaf talebinin yerinde görülmediği, yine davalının esas alınan ücrete ve hesaplamalara ilişkin istinafı bulunmadığı, kamu düzeni yönünden verilen kararda hata bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İşe iade davasından sonra davacıya usul ve yasaya uygun bir şekilde işe başlatma bildirimi gönderildiğini, davacının işe başlamadığını,2. İşe başlayan kişinin ... Genel Müdürlüğü tüzel kişiliği adı altında işe başladığını, hiçbir işçi veya memura hangi müessesede çalışacağına ilişkin garanti verilmediğini,3. Türkiye ... Genel Müdürlüğünün beş müessesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, Kurumun yönetim hakkı kapsamında hangi müessesinde ne kadar ihtiyaç varsa o ihtiyaç doğrultusunda işçilerin veya memurların çalışma hayatını düzenlediklerini, 4. Davacının gerçekte işe başlama niyeti bulunmadığını, davacı vekili müvekkili Kuruma 11.04.2022 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile müvekkilinin işe iadesini talep etmişken davacı asılın ise işe iade talebi yapılmadan tam 10 gün önce 01.04.2022 tarihinde emekli olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işe iade başvurusunda samimi olup olmadığı ve davalı işverenin işe davetinin samimi olup olmadığı, buna göre alacakların hesaplanmasına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.