Gürültü seviyesi nedeniyle günlük azami yedi buçuk saatten az çalışılması gereken işler kapsamına girme iddiasıyla kısa çalışma ve fazla mesai alacağı talebinin reddi kararlarının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Çalışma ortamındaki gürültü seviyeleri nedeniyle günde azami yedibuçuk saat veya daha az çalışılması gereken işler hakkındaki yönetmelik kapsamında olduğunu ileri sürerek kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağı talep eden davacının, işyerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu yönetmelik kapsamında olmadığının tespit edilmesi üzerine ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilen davası, temyiz incelemesinde de usul ve yasaya uygun bulunarak Yargıtay tarafından oy birliğiyle onanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/7750 E.  ,  2025/9072 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2350 E., 2025/1944 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 63. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/324 E., 2024/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait .... Bakım Fabrika Müdürlüğünde çalıştığını, sendika üyesi olup yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 4. maddesinde günde azami 7,5 saat veya daha az çalıştırılması gereken işlerin sayıldığını, işyerinde bazı atölyelerde yapılan gürültü ölçümlerinin hukuka aykırı olduğunu ve yeniden ölçüm yapılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin Yönetmelik kapsamında olduğunun tespiti ile kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun şekilde gürültü seviyesi ölçümleri yapıldığını, ölçümden sonra gürültü düzeyi limitinin üzerinde çıkan fabrika ve atölyelerin incelenerek düzenlemeye gidildiğini ve bunlara toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre kısa çalışma primi ödenmeye başlandığını, davacının Yönetmelik kapsamında olmadığını ve alacak taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif ve alınan teknik bilirkişi raporu uyarınca davacının Yönetmelik kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İşyerinde yapılan ve itiraz edilen ölçümlerin teknik bilirkişi heyetince dikkate alınmasının hatalı olduğunu,
2. Müvekkilinin ortamın zararlı etkilerine maruz kalma riski olduğunu, çalışma ortamındaki gürültü değerinin 85 dB(A)’nın üzerinde olduğundan günde en fazla 7,5 saat çalıştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının Yönetmelik kapsamında olup olmadığı ile buna bağlı olarak dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.