İşverenin dolmuş hasılatı alacağı talebinin somut delillerle ispatlanamaması üzerine ilk ve bölge mahkemelerince reddedilen kararların Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onanmasına ilişkin içtihat.
Özet: Davacı eski işveren tarafından, eski çalışanı olan davalıdan dolmuş hasılatının eksik ödenmesi iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi davacının somut delillerle hasılat miktarını ve davalının doğrudan kendisine ödeme yükümlülüğünü ispatlayamadığı, ayrıca taraflar arasındaki karmaşık iş ilişkisi ve üçüncü şahıs aracılığıyla yapılan ödemeler nedeniyle alacağın tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; istinaf mahkemesi bilirkişi incelemesine gerek görmeyerek bu kararı onamış; davacının temyiz itirazları üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek onama kararı vermiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/584 E., 2025/655 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İş MahkemesiSAYISI : 2019/547 E., 2021/542 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın dava dışı 3. kişi A.U. ve işbu davanın davacısı ... aleyhine ikame etmiş olduğu işçilik alacakları davasında ...'ya ait 35... plakalı araçta 13.09.2007-30.09.2011 tarihleri arasında ve dava dışı 3. kişi A.U'ya ait 35... plakalı araçta 18.05.2013-29.03.2016 tarihleri arasında ve 01.10.2011- 17.05.2013 tarihleri arasında ... ve A.U'ya ait araçlarda müştereken ve müteselsilen ortaklaşa çalıştığı tespitlerinde bulunulduğunu, yine aynı kararda davalı ...'ın her iki araç için de M.H'den emir ve talimat aldığı ve M.H'nin her iki davalının da işveren vekili gibi hareket ettiğinin belirtildiğini, davalının iş ilişkisi uyarınca eski işvereni olan müvekkiline ödemekle yükümlü olduğu dolmuş hasılatını tam ve eksiksiz olarak ödemediğini ileri sürerek belirtilen hasılatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın açmış olduğu davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin bütün ödemelerini M.H’nin yaptığını ve tüm emir ve talimatları yine bu şahıstan aldığını, davacı ile çalıştığı sürece hiçbir görüşmesinin olmadığını, davacı tarafın kötüniyetli olarak müvekkilinin işçilik alacağı davasındaki beyanlarını ikrar olarak ifade ettiğini, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının hangi yıl ve aylara ilişkin ne kadar miktarda hasılat elde ettiği, bu hasılatın ne kadarının gider olarak tenzil edildiği ve ne kadarının davacı hesabına yatırılması gerektiği yönünde somut bir iddia ve delil ortaya konulamadığı gibi günlük olarak değişebilecek olan hasılat miktarının aradan geçen zaman da dikkate alınarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, ayrıca taraflar arasında görülen İzmir 7. İş Mahkemesinin 2016/340 Esas, 2018/133 Karar sayılı dosyasında davalının aynı dönemlere ilişkin davacı ile dava dışı A.U. için çalıştığı ve her iki araç için de dava dışı M.H'nin hesabına para yatırdığı dikkate alındığında davacının talebinin herhangi bir şekilde tespitinin mümkün olmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi incelemesi ile sonuca gidilecek herhangi bir delil bulunmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Dolmuşçular Odasının dolmuşçuların ortalama gelirini bildirmesinin somut olaya özgü bir ispat vasıtası olmayacağı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Bilirkişi incelemesi yaptırılmamasının hukuka aykırı olduğunu, 2. Hâkimin davayı aydınlatma ödevinin ihlal edildiğini, 3. İspat yükünün değerlendirilmesinde davalının ikrarının göz ardı edildiğini, 4. İzmir 7. İş Mahkemesinin 2016/340 Esas, 2018/133 Karar sayılı kararındaki tespit ve delillerin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava konusu dolmuş hasılatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.