İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, asli kusurlu sürücünün şerit ihlaliyle ölüme ve yaralanmaya yol açtığı trafik kazası tazminat kararı.
Özet: Davacı vekili, 03.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, diğer aracın sürücüsünün şerit ihlali yaparak dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde karşı şeride geçmesi sonucu kendi aracında bulunan eşi ve kardeşinin vefat ettiğini, kendisinin de hayati tehlike arz eden ağır yaralanmalar aldığını belirterek, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarıyla %100 asli kusurlu olduğu sabitlenen sanık sürücünün bu haksız fiilinden kaynaklanan zararların tazmini amacıyla sigorta şirketi ve araç işleteninden maddi ve manevi tazminat talep etmektedir.

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/646 Esas
KARAR NO : 2025/658
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2025
KARAR TARİHİ: 04/07/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; olay tarihi olan 03.08.2023 tarihinde saat 00:30 sıralarında ... mevkiinde sürücülüğünü ölen ...'in yaptığı, ... plakalı araçta yolcu olarak ölen ..., katılanlar ... ve ...'in bulunduğu araç ile sürücülüğünü sanık ...'ın yaptığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, araç sürücüsü ... ve araçta yolcu olarak bulunan ...'in olay yerinde vefat ettiğini, ayrıca ...'in kullandığı araçta yolcu olarak bulunan katılan ... hakkında alınan ATK raporuna göre yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve ağır (6) derecede kemik kırığı ve yüzde sabit iz oluşturacak nitelikte yaralandığı, aynı şekilde ...'in kullandığı araçta yolcu olarak bulunan katılan ...'in de alınan ATK raporuna göre; basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike oluşturmayacak ve orta (2) derecede kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaralandığının tespit edildiğini, dosyada mevcut kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü olan sanığın şerit değiştirme kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu, ölen ...'in ise herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği tespit edildiğini, keşif sonucu düzenlenen Trafik Uzmanı Bilirkişi ...'un 23/03/2024 tarihli raporunda özetle; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sağ virajlı ve eğimli yol üzerinden dikkatsiz seyrederek karşı istikametteki araca çarpması nedeniyle 2918 sayılı kanun 84/G ve 56/A maddelerini ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, sürücü ...'in ise karıştığı kazada hiç bir kusuru olmadığından kazanın oluşmasına etken olmadığı bildirildiği, keşif yapılarak görgü tanıkları ve sanık dinlenerek ve tüm deliller toplandıktan sonra itirazların değerlendirilmesi ve kusur durumunun tespiti amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen dosyada mevcut 15/05/2024 tarihli raporda özetle, sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında dikkatini yola vermesi, hızını ve seyrini aracının teknik özellikleri, yol ve zemin şartlarına göre ayarlaması, olay mahalli virajlı ve eğimli yolda seyrini mahal şartlarına göre kendi istikamet yön bölümü içerisinde sürdürmesi gerekirken bu hususlara özen göstermemesi neticesinde; sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip sola savrularak karşı istikamet yön bölümüne girerek, karşı istikametten gelen müteveffa sürücü idaresindeki araca çarpması ile sebebiyet verdiği kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...’in ise idaresindeki otomobil ile kendi istikamet yön bölümünü takiben seyirle olay mahalline geldiğinde; karşı istikametten gelip şerit ihlali ile seyir şeridine giren sanık sürücü idaresindeki aracın çarpması neticesinde karışmış olduğu kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, sonuç olarak; sanık ...'n böylelikle gerekli dikkat ve özeni göstermemesi neticesinde asli kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet verdiği ve ... ile ...'in ölümüne, katılanlar ... ve ...'ın ise yaralanmalarına sebebiyet vererek üzerine atılı Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçunu işlediği; katılanların ve bir kısım tanıkların ve tutanak tanığının somut ve tutarlı beyanları, doktor raporları, adli rapor, kaza tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, suçun işleniş biçimi ve kusurun ağırlığı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ayrılmak sureti ile sanığın teşdiden cezalandırılmasına, hükmedilen ceza miktarı, suçun işlenişindeki özellikler dikkate alınarak TCK'nın 53/6.md gereğince sanığa ait ... İli ... İlçesinden verilen ... belge numaralı ... sınıfı sürücü belgesinin takdiren 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiğini, davalı %100 kusurlu olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü olan ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen ASLİ tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, ... SİGORTA A.Ş.'nin ... poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası (ZMMS) ile ve ... poliçe numaralı kasko ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketi olarak ... Sigorta A.Ş ve araç işleten olarak ... A.Ş.'nin sorumlulukları bulunduğunu, davalı şirketin ihmaliyle ve davalı sürücünün kusuruyla gerçekleşen trafik kazası sonucu davacı müvekkili sürücü koltuğunda bulunan eşi ... ile abisi ...'i olay yerinde acı bir şekilde kaybetmiş, kendisi de BTM ile giderilemez şekilde ağır yaralandığını, kaza sonrasında ambulans ile Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet hastanesine kaldırıldığını, serviste uzun bir süre tedavisi devam ettiğini, müvekkili Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi ve Adli Tıp Kurumu'ndan da rapor aldığını, müvekkilinin vücut bütünlüğünde kalıcı işlev bozukluğu ve ağır psikolojik sorunları söz konusu olup, aylarca çalışabilecek duruma gelemediğini, müvekkili kaza sonrasında başından aldığı darbe nedeniyle konuşma güçlüğü yaşadığını, davacı müvekkili alçılı olması nedeniyle ayağa kalkamamış, işine devam edemediğini, davacı müvekkilinin alçının olması nedeniyle uzun bir süre çalışacak durumu olmadığını, davacı mağdur işine devam edememesi nedeniyle aylık gelirinden uzun süre boyunca mahrum kaldığını, emekli maaşı ile evinin geçimini sağlayamadığını, yeni yeni hayata dönmekte olan müvekkili yaşadığı ağır psikolojik bozukluk nedeniyle hala eşini yaşadığını sandığı için toplum içine karışmakta ve çalışma hayatına katılmakta zorlandığını, kendisinin de bir ailesi mevcut olduğunu, ancak söz konusu içinde bulunduğu durumda çevredeki insanların yardımı ile ailesi ayakta kaldığını, davacı müvekkili, davalının haksız ve ağır kusurlu eylemi nedeniyle yaralandığını, davacı kaza nedeniyle acı ve ızdırap çekmiş, üzüntü duymuş, günlerce hastanelerde tedavi görmek zorunda kaldığını, davacı müvekkilin beden ve ruh sağlığı ağır şekilde zarara uğradığını, Yargıtay kararlarında “Kişilik haklarının, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklar olduğu ve bunların fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde,” belirtildiği üzere somut olaydaki duruma göre müvekkilinin eşinin vefatı kendisinin de ağır şekilde yaralanması, acı ve ızdırap çekmesi, davacının sosyal kişilik değerlerine saldırı olarak kabulü gerektiğini, müvekkili ... geçirmiş olduğu kaza sonucu hem eşini ve abisini kaybettiğini, hemde vücudunda oluşan kırıklar nedeniyle ameliyat ve tedavilerde acı çekmiş, üzülmüş, korkular yaşamaya başlamış, ruh sağlığı tamamen bozulmuş, manevi yönden aşırı yıprandığını, vücudundaki ağır yaralanmaları aylarca alçıya alınmış olması nedeniyle psikolojik olarak etkilemiş, bu olayın yarattığı üzüntü, elem ve acı ile aile düzeni bozulduğunu, müvekkili ... konuşma yetisini kısmen kaybetmiş olup müvekkili karşı tarafa kendini doğru düzgün bir şekilde ifade edememesi nedeniyle psikolojisi çok kötü etkilenmiş artık insanların yüzüne bakamaz duruma geldiğini, müvekkili ...'de hem annesini kaybetmiş hemde babasının yaralanması ile onun de ölebileceğini düşünerek çok üzülmüş, korkular yaşamaya başlamış, ruh sağlığı tamamen bozulmuş, manevi yönden aşırı yıprandığını, kaza geçiren davacıların ağır şekilde kişilik değerlerinin zarar gördüğü kabul edilmesi gerektiğini, davalının haksız eylemi nedeniyle davacıların ruhi ve asabi sağlık bütünlükleri tamamen bozulduğunu, davacıların kaza nedeniyle ruh sağlılarının bozulması, çektikleri acıların, üzüntü ve elemin giderilmesi,yaşadıkları korkuların biraz olsun telafisi bakımından davacılar lehine hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde manevi tazminat talep etmek gerektiğini, davacı ...'in bedensel zararı nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, kalıcı iş göremezlik tazminatı, maddi tazminat taleplerinin olduğunu, bu kaza sonucu ağır yaralanan davacı ..., kaza tarihinden beri tam olarak iyileşememiş olup, halen tedavi altında olduğunu, geçirmiş olduğu ağır travma nedeniyle çalışma ve normal yaşamına sağlıklı şekilde dönememekte, vücut arızaları nedeniyle günlük yaşamını sürdürmekte zorluklar çektiğini, kalıcı bir arızası ve beden gücü kaybı olup olmayacağı ancak tedavi sonuçlandıktan sonra belli olacağından, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak beden ve iş gücü kaybı nedeniyle, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca belirlenecek maddi tazminatın davalıya ödetilmesi istendiğini, ayrıca ilerde çalışma yaşamına atılması yahut ev hizmetlerini üstlenmesi durumunda, yaşam süresinin sonuna kadar sakatlığı oranında zorluk çekeceğini, bu nedenle “güç kaybı tazminatı” istemek gerektiğini, her ne kadar davacı ...'in bir kısım tedavi giderleri devlet hastanesince karşılanmış ise de, kaza geçirdiği tarihten tamamen iyileşinceye kadar geçen sürede pek çok masraflar yapıldığını, bunların tamamına yakınının belgelenmesi mümkün olmadığından, Yargıtay’ın, tedavi ve iyileşme giderlerinin çok kapsamlı olduğuna, bunların istenmesi için belge koşul olmadığına ve Borçlar Kanunu 42/2.maddesi gereğince zararın ve kapsamının belirlenmesi gerekeceğine ilişkin kararları doğrultusunda, davalılardan istenebilecek tedavi ve tüm iyileşme giderlerinin uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplatılması gerektiğini, davacı ... adına yaşanan bu acı trafik kazası nedeniyle annesini tamamen kaybetmiş olması nedeniyle ve kendi ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar; tüm yaşamı boyunca anne sevgi ve şefkatinden mahrum kalacak olması ,daha bekar olması nedeniyle annesiz bir (düğün doğum merasimi, doğum süreci gibi tüm güzel ve zor zamanlar) hayat süreci geçirmek zorunda kalacağı, hayat boyunca annesinden manevi olarak yoksun kalacağı yaşama zevkleri, dilediğince gezme dolaşma olanaklarından yoksunluk nedeniyle, davalıların ağır ihmal ve ağır kusurunu da gözetilmesini talep ettiklerini, bunun manevi acısını ve yaşam boyu çekeceği sıkıntı ve üzüntüleri sözle anlatmak olanaksız olduğunu, açıklanan bu hususların mahkemece haklı bir gerekçe olarak kabulü ile indirim yapılmaksızın 500.000 TL manevi tazminatın aynen hüküm altına alınmasının talep ettiklerini, davacı ... açısından trafik kazasının kalıcı sakatlığın yarattığı hem eşi ... hemde abisi ...'i kaybetmiş olması nedeniyle ve kendi ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar; davacının halen ve bundan böyle yaşam süresinin sonuna kadar yoksun kalacağı yaşama zevkleri, dilediğince gezme dolaşma olanaklarından yoksunluk nedeniyle, davalıların ağır ihmal ve ağır kusurunu da gözetilmesini talep ettiklerini, müvekkilin eşi ve abisini kaybetmiş olması ve yaşadığı ameliyat ve tedavi süreci de devam ettiğini, müvekkilinin başından kaza nedeniyle başından ağır bir darbe almış olup bu yara konuşma güçlüğü, engeli yaşamasına neden olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin psikolojik olarak ağır etkilenmiş insan içine çıkamaz bir hale geldiğini, eşinin ve abisinin yokluğunu, eksikliklerini de tüm hayatı boyunca yaşayacağını, indirim yapılmaksızın 800.000 TL manevi tazminatın aynen hüküm altına alınmasını, kaza nedeniyle maddi ve manevi yönden zarar gören davalıların bu zararlarının biraz olsun giderilmesi bakımından davayı açtıklarını, müvekkili (ölen ... 'in kızı) bakımından belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalı (şoför), (işleten) ve sigorta şirketleri(ZMMS VE KASKO) müşterek/müteselsilen avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, (... SİGORTA şirketi yönünden ZMMS güncellenen poliçe teminat limitlerini aşmamak kaydıyla ve ZMMS'nin limitini aşan kısım yönünden KASKO poliçesinden sorumluluğunun belirlenmesini talep ettiklerini) dava şartının yerine getirilmesi için İzmir Arabuluculuk Bürosuna arabulucu başvurusu yapılmış ve davalı taraf ile Arabulucu nezdinde görüşmeler yapıldığını, 10/01/2025 tarihinde görüşme sonunda anlaşmaya varılamadığını, sigorta şirketleri teminat limitleri kadar sorumlu olduğunu, kasko, sigorta şirketi (... sigorta) açısından ise sıralı bir sorumluluk söz konusu olduğunu, ZMMS poliçesinin teminatını aşan kısımdan kasko şirketi kendi teminat limitini aşmamak kaydı ile sorumlu olduğunu, kazada tam kusurlu olan (... plakalı) araç, davalı işletene ait olup ticari faaliyetler kapsamında kullanıldığını, ticari bir araç olduğundan uygulanacak faizin türü temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz niteliğinde avans faizi olduğunu, müvekkili ... ve ... bakımından tüm maddi ve manevi, destekten yoksun kalınmasına ilişkin tazminatın tespitine müvekkili ...'in eşi ve abisinin vefat etmesi ve kendisinin yaralanması nedeniyle 800.000 TL manevi tazminatın, müvekkili ...'in annesi ...'in vefat etmesi nedeniyle 500.000 TL manevi tazminatın, şöför ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline, sürücü ile işleten yönünden kaza tarihinden (03/08/2023) itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, müvekkili ... için belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davacı müvekkili lehine 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre bedensel zararlarının ve tarafların kusur oranlarının tespiti ile (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) güç kaybı tazminatının ve tedavi giderlerinin hesaplatılarak şimdilik 1.000,-TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren maddi tazminat yönünden davalı sürücü ... (şoför), ... A.Ş. (işleten) ve ... sigorta (ZMMS) ve (kasko) müşterek/müteselsilen kaza tarihinden itibaren, avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, (... Sigorta şirketi yönünden ZMMS güncellenen poliçe teminat limitlerini aşmamak kaydıyla ve ZMMS'nin limitini aşan kısım yönünden KASKO poliçesinden sorumluluğun teminat limiti kadar belirlenmesini talep ettiklerini,), müvekkili ... için belirsiz alacak davası olarak açtığımız davada davacı müvekkili lehine 6100 sayılı Yasa’ya göre (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatının hesaplatılarak şimdilik 1.000,-TL haksız fiil (03/08/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte maddi tazminat yönünden davalı sürücü ... (şoför), ... A.Ş. (işleten) ve ... sigorta (ZMMS) ve (kasko) müşterek/müteselsilen kaza tarihinden itibaren, avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, (... Sigorta şirketi yönünden ZMMS güncellenen poliçe teminat limitlerini aşmamak kaydıyla ve ZMMS'nin limitini aşan kısım yönünden KASKO poliçesinden sorumluluğun teminat limiti kadar belirlenmesini talep ederiz.), yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketleri yönünden sorumluluğun teminat limiti dikkate alınarak belirlenmesini) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu 03/08/2023 tarihinde meydana gelen kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 14/02/2023 başlangıç ve 14/02/2024 bitiş tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi Sigortası ve ... nolu 04/08/2023 başlangıç ve 04/08/2024 bitiş tarihli İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı ...'in maddi tazminat talepleri; arabuluculuk anlaşması kapsamında ödenmiş olduğundan,bu talepler yönünden davacıların dava hakkı bulunmadığını, davacı ...‘in vefatı sonucu başvuranın destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze, defin, munzam zarar ve ulaşım giderlerine, işbu davadan önce Arabuluculuk müessesine başvurmuş olup, arabuluculuk dosyası kapsamında müteveffanın mirasçısı ... için 850.000,00 -TL maddi tazminat ödenmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından da davacılara ödeme yapıldığını, Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu’nun 18 maddesi “Tarafların Anlaşması” başlıklı maddesinde de açık olduğu üzere “(5) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” anlaşma yapılan bir hususa ilişkin taraflarca dava açılamayacağı açıkça hükme bağlandığını, bu kapsamda, bu talepler yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde her ne kadar sürücü ve işleten tarafından talep etmişse de arabuluculuk tutanaklarında açıkça görüleceği üzere ''Başvuran taraf, sigorta şirketinden, araç sürücüsünden yahut sigortalıdan söz konusu talepler hakkında ek tazminat talebinde bulunamayacağını'' davacı sigorta şirketi ile birlikte sürücüsünü de ibra ettiğini, davacının işleten ve sürücü talebininde reddi gerektiğini, davacı tüm poliçe limiti bakımından müvekkili şirketi ibra etmiş olup işbu davanını reddi gerektiğini, davacı ... müvekkili şirkete başvurusu üzerine arabuluculuk süreci başlatılmış ve işbu anlaşma ile ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı ve ... numaralı kasko poliçesi ile sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu vefat eden ... vefatı sebebiyle oluşan destekten yoksun kalma, cenaze ve defin gideri ile ulaşım giderleri, İMM teminatı ile Manevi Tazminat ve aşkın zarar giderlerine ilişkin tazminat alacağı yönünden anlaşmaya varıldığını, arabuluculuk neticesinde varılan anlaşma uyarınca davacı vekili kısaca; müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını, sigortacı olan müvekkili şirketle birlikte sorumluluklarını üzerine aldığı diğer zarar sorumlularını mutlak ve kesin olarak ibra ettiğini, kabul ve beyan etmiş bulunduğunu, ayrıca, arabuluculuk süreci sonunda yapılan bu ödeme ile dava konusu tüm zarar tazmin edilmiş olduğundan, def’i ve her nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceği yönünde taahhütte bulunulmuş olup, maddi/manevi tazminat talepleri kapsamında açılmış ve açılacak her türlü davadan, istinaf başvurularından, temyizden, keşide edilmiş ve edilecek her türlü hukuki işlemden geri dönülmemek üzere vazgeçtiğini taahhüt ettiğini, açık düzenlemeye göre davaya konu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebi bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığının tespiti ile müvekkili şirket işbu davada ihbar olunan sıfatına haiz olması sebebiyle hakkında hüküm kurulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Açılan dava mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve 14/05/2025 tarihli duruşmanın 3-a nolu ara kararı ile "Davalı tarafça-... Sigorta ihtiyari arabuluculuk ve ödeme itirazlarının mevcudiyeti ciheti ile itirazın da ... e müteveccih olması hasebi ile, arabuluculuk yapılması ve ihtiyati arabuluculuk safahatinin ikmali noktasında serd edilen itirazların incelenmesi ile bilhassa vaki arabuluculuk ve ödeme sebebi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18. Maddesi 4. Ve 5.fıkraları itibari ile (4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.-(5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." Hükümleri nazara alınarak ... in maddi tazminata müteveccih davasının tefriki ile davanın usulden reddine dair karar yazılmasına, ilgili dosyanın dava dilekçesi, ... sigorta cevap dilekçesi ile ilgili eklerden, mahkememiz tensibi ve duruşmasından teşekkül etmesine," karar verilmiş, ara karar uyarınca yapılan tefrik mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dava; 03.08.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda; olay tarihi olan 03.08.2023 tarihinde davacının ...'in abisi ölen ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak ölen ..., davacılar ... ve ...'in bulunduğu araç ile sürücülüğünü dava dışı ...'ın yaptığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, araç sürücüsü ... ve araçta yolcu olarak bulunan ...'in olay yerinde vefat ettiği, kazanın oluşumunda araç işleten olarak ... A.Ş.'nin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle ...'in eşi ve abisinin vefat etmesi ve kendisinin yaralanması nedeniyle 800.000 TL manevi tazminatın, müvekkili ...'in annesi ...'in vefat etmesi nedeniyle 500.000 TL manevi tazminatın, güç kaybı tazminatının ve tedavi giderlerinin hesaplatılarak şimdilik 1.000,-TL, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplatılarak şimdilik 1.000,-TL haksız fiil (03/08/2023) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte maddi tazminat olarak; birleşen dosyada ...'in eşi ve abisinin vefat etmesi ve kendisinin yaralanması sebebiyle 800.000,00 TL manevi tazminat, ...'in annesinin vefat etmesi nedeniyle de 500.000,00 TL manevi tazminat, ... için güç kaybı tazminatı ve tedavi giderleri olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatı ve ... için ise şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talepli olarak tazminat davası açıldığı anlaşılmış olup,
Davacı ... açısından yapılan değerlendirmede;
Davalı tarafça - ... Sigorta ihtiyari arabuluculuk ve ödeme itirazlarının mevcudiyeti ciheti ile;
İtirazın da ... e müteveccih olması hasebi ile,
Arabuluculuk yapılması ve ihtiyati arabuluculuk safahatinin ikmali noktasında serd edilen itirazların incelenmesi ile;
Bilhassa vaki arabuluculuk ve ödeme sebebi ile;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18. Maddesi 4. Ve 5.fıkraları itibari ile;
(4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
(5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
Hükümleri nazara alınarak;
...'in maddi tazminata müteveccih davasının tefriki ile davanın usulden reddine dair karar yazılmasına,
İlgili dosyanın dava dilekçesi, ... sigorta cevap dilekçesi ile ilgili eklerden, mahkememiz tensibi ve duruşmasından teşekkül etmesine,
Karar verilmiş olup bahsi geçen arabuluculuk ve ödeme sebepli artık ekin hüküm teşkil eden olumlu arabuluculuk dolayısıyla davacı asilin sigortaya müteveccih maluliyet ve fer'ileri kaynaklı davasının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacının asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davasının olumlu arabuluculuk ve ödemenin kesin hüküm teşkil etmesi ciheti ile DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması lazım gelen 615,40 TL başvurma harç ve 615,40 TL peşin harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Taraflar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, Arabuluculuğun müşterek yapılması ve karara göre uzun vadede esas dosyada buna dair karar verileceği nazara alınarak,
Bu safhada davacıdan tahsiline Mahal bulunmadığına, (yer olmadığına)
6-Karar kesinleştiğinde bilgi mahiyetli olarak kararın mahkememizin tefrik öncesi esası olan ... E. Sayılı dosyasına gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/07/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı