KHK 696 ile sürekli işçi kadrosuna geçen kamu çalışanının ücret farkları ve pandemi dönemi fazla çalışma alacakları temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 696 sayılı KHK ile bir bakanlık tesisinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen bakım personelinin, kadroya geçiş sonrası ücretinin düşürüldüğü ve uzun vardiyalarla (7-10 günlük nöbetler, 24 saat) çalışmasına rağmen fazla çalışma, ulusal bayram/genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücretlerinin ödenmediği iddiasıyla açtığı alacak davasını ele almaktadır; alt mahkemeler, yeni iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak ücret öngörülmediği gerekçesiyle ücret ve ikramiye farkı taleplerini reddederken, bilirkişi raporuna göre fiili çalışma saatleri esas alınarak fazla çalışma, hafta tatili ve gece zammı alacaklarını kısmen kabul etmiş, davacı ise dinlenme sürelerinin yanlış hesaplandığı, ödenmeyen fazla mesailer olduğu ve toplu iş sözleşmesine göre zamlı ödeme yapılması gerektiği yönünde temyiz başvurusunda bulunmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2025/7593 E.  ,  2025/9011 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1166 E., 2025/1532 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 51. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/157 E., 2024/705 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) ait bakım, rehabilitasyon ve aile danışma merkezinde bakım personeli olarak dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işverenler nezdinde çalışırken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, ... Sendikası üyesi olan davacının yanı sıra işyerinde yürürlükte olan ... Sendikası ile bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden de yararlandığını, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı fark alacaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının salgın döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10... 'er günlük nöbetler hâlinde, gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye alacakları, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının çalıştığı işyerinin ev tipi sosyal hizmet birimi olması sebebiyle uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin kapsamı dışında olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak geri gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadroya geçiş aşamasında taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücret ve ödeme şekline ilişkin düzenlemede davacının ücreti asgari ücretin belli bir oran fazlası seviyesinde tespit edilmediğinden davacının ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye fark alacağı taleplerinin reddinin gerektiği, davalı tarafça puantaj kayıtları ve ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda yeni bilirkişiden alınan 20.11.2024 tarihli raporda; davacının 24 saat çalışma 48 saat dinlenme esasına göre fiilen 14 saat çalışma yaptığı kabul edilen dönemlerde günlük yasal 11 saatlik çalışma süresini aşan 3 saat fazla çalışmasının bulunduğu kabulüne göre değerlendirme yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları reddedilmek suretiyle fazla çalışma ücreti, gece zammı alacağı, hafta tatili ücreti alacakları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin açıkça öngörülmediği, davalı Bakanlık uygulamasının yerinde olduğu, dava konusu alacaklara ilişkin puantaj kayıtlarına göre hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının çalıştığı Kurumda bakıma muhtaç kişilerin bulunduğunu ve 7/24 bu kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğinden nöbet dönemlerinde davacının dinlendiğinin kabulünün hatalı olduğunu,
2. 11 saati geçen çalışmalar ile gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların ödenmediğini,
3. Davacının işyerinde yaptığı çalışmalar karşılığı hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesine göre zamlı ödenmesi gerektiğini,
4. Hesaplamalarda ilgili aylara ilişkin fazla ödeme var ise bu ödemelerin sadece ilgili aydan mahsup edilmesi gerektiğini, fazla ödeme olan ayların genel toplama 0 (sıfır) olarak dâhil edilmesi gerektiğini, yapılan ödemelerin toplanarak davacının hak kazandığı alacaklar toplamından çıkarılması hatalı olup ödemelerin sadece ödemenin yapıldığı o ayın alacağından mahsup edilmesi gerektiğini,
5. Ücret farkı, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının reddinin hatalı olduğunu, ücrette tek taraflı indirim yapıldığını ve hâlen eksik ücret ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark ücret, ikramiye, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, gece zammı alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.