KHK 696 ile sürekli işçi kadrosuna geçen bakım personelinin bakanlıktan ücret, ikramiye, ilave tediye farkları ile fazla çalışma, tatil ve gece zammı alacakları talebine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bakım personeli olarak çalışan davacının, kadroya geçişi sonrası ücretinde düşüş yaşandığı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı haklar ile pandemi sürecindeki yoğun çalışma sebebiyle fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı alacaklarının ödenmediği iddiasıyla açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının kadroya geçiş sözleşmesinde yüksek ücret oranına ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle ücret farkı taleplerini reddederken, puantaj kayıtlarına göre bazı fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarını kısmen kabul etmiş olup, davacı vekili ise temyiz dilekçesinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin hatalı uygulandığını ve eksik inceleme yapıldığını ileri sürmektedir.
9. Hukuk Dairesi         2025/7347 E.  ,  2025/9009 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2441 E., 2025/2033 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 59. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/73 E., 2024/144 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa ait yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde bakım personeli olarak dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işverenler nezdinde çalışırken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, ... Sendikası üyesi olan davacının yanı sıra işyerinde yürürlükte olan ... Sendikası ile bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden de yararlandığını, müvekkilinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde başta 7 gün olmak üzere sonrasında 10... 'er günlük nöbetler ile yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye alacakları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, işyerinde denkleştirme esası uygulandığını, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye, ikramiye alacakları, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece çalışması ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılan sözleşmede herhangi bir oran ya da miktar belirtilmediği, davacının önceki ihale şartnamelerinde belirtilen ve kararlaştırılan ücreti almasının mümkün olmadığı, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretlerinin, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını ödendiği anlaşıldığından bu taleplerin reddine karar verildiği, diğer talepler bakımından puantaj kayıtları değerlendirilerek davacının ödenmemiş fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarının bulunduğu, gece zammı ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar hükme esas alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya geçerken imzaladığı 02.04.2018 başlangıç tarihli iş sözleşmesinde davacıya asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak ücret ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından davacının fark ücretten kaynaklanan tüm alacak taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer talepler yönünden yapılan incelemede ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının çalışma sisteminin, çalıştığı gün ve saatlerin, puantaj kayıtları ve vardiya çizelgeleri ile belirlendiği, kayıtlara göre davacının alacaklarının belirlenmesi usulünde ve dava dilekçesindeki talebiyle sınırlı hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik de bulunmadığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun miktar itibarıyla kesinlikten reddine, davacının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı yönünden toplu iş sözleşmelerinin uygulanması konusunda hata yapıldığını, fazla çalışma ücreti alacağının 31.10.2020 tarihinden sonraki dönem için de %60 oranında zamlı olarak hesaplanması gerektiğini,
2. Davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmadan eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğini, davacının çalıştığı Kurumun Mahkemeye eksik evrak gönderdiğini,
3. Davacının çalıştığı Kurum bakıma muhtaç kimselerden oluştuğu ve günün her saati bakım ve gözetim gerektiği için davacının 7/24 ara dinlenme olmaksızın çalışmaya devam ettiğini, Mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin kabul edilemez olduğunu, tek kişi olarak nöbet tutan işçinin birden fazla kişinin bakımında belli bir saat diliminde uyumasının da işin gereği mümkün olmadığını,
4. Uyuşmazlık konusu yapılan her alacak kaleminin farklı olduğunu ve ücretin yükselmesi hâlinde bu alacak kalemlerinin de artacağını, yüzdelik fark nedeniyle ücrette bir artış olmasa ve ücret farkı alacağı reddedilse bile çalışmaya dayalı bu alacak kalemlerinin davacıya ödenmesi gerektiğini,
5. Davacıların alacak hesabı yapılırken 270 saat sınırının dikkate alması gerektiğini, hesaplamalarda haftalık 45 saat sınırı, günlük 11 saat sınırı, gece 7,5 saat sınırı ve yıllık 270 saat sınırı aşılmış olsa bile artan saatlerin de hesaplamaya dâhil edilmesi ve ayrı ayrı değerlendirme yapılarak hesaplama yapılması gerektiğini,
6. Hesaplamalarda ilgili aylara ilişkin fazla ödeme var ise bu ödemelerin sadece ilgili aydan mahsup edilmesi gerektiğini, yani fazla ödeme olan ayların genel toplama eksi olarak değil, sıfır olarak dâhil edilmesi gerektiğini, hesaplama döneminin hatalı değerlendirildiğini,
7. Davacının ücretinin düşürülmesinin kanuna aykırı olduğunu, ücret farkı, ilave tediye, ikramiye alacaklarının bulunduğunu beyanla ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile buna bağlı fark alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı, talep edilen ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve ispatı ile hesaplanması hususundadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.