Yargıtay, davacı işverenin 6356 sayılı Kanun kapsamında sendikal yetki tespitine itiraz davasında, işçi üyelik onay saatlerini dikkate alarak bakanlık tespitinin isabetli olduğuna karar verdi.
Özet: Bir işveren, bakanlıkça yapılan sendika yetki tespitine itiraz ederek işçi sayısının yanlış hesaplandığını, farklı işkolundaki bir işyerinin de dikkate alınması gerektiğini ve sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli yasal çoğunluğu sağlayamadığını ileri sürmüş; ancak yargı sürecinde, farklı işkollarındaki işyerlerinin ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve sendikanın, yetki başvurusu öncesinde tamamlanan üyelikler sayesinde yasal çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle, yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek işverenin itirazı reddedilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/7976 E.  ,  2025/8967 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1243 E., 2025/1621 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/582 E., 2025/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; somut durumda tek bir işyeri bulunduğunu, ... sicil No.lu işyerinin de dikkate alınması gerektiğini, bu konuda hukuki görüş alındığını, Bakanlık tarafından işçi sayısının hatalı belirlendiğini, gerekli sayısal çoğunluğun sağlanmadığını, M. ve M. isimli işçilerin üyelik saatlerinin araştırılması gerektiğini, tespitin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 30.07.2024 tarihli ve 392531 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41. maddesi gereğince işçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren tarafından yapılan yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, Genel Müdürlükçe kurulu Sendika Yetki Sistemine, SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; somut uyuşmazlıkta dava dilekçesi ve talepler dikkate alındığında davacı işverenlikçe baştan itibaren sürecin olabildiğince uzatılmasına yönelik bir tutum ve tavır takınılmış olduğunu, uyuşmazlık konularına ilişkin Yargıtay uygulamalarına nazaran davacı işverenliğin işbu davadaki iddia ve istemlerinin tümüyle gerçek dışı, dayanaksız ve kötüniyetli olduğunu, farklı işkolundaki işyerinin dikkate alınamayacağını, yarıdan fazla çoğunluğun sağlandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; farklı işkolunda yer alan işyerinin dikkate alınamayacağı, davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Somut uyuşmazlık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesine aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınması hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir.
Dosya içeriğine göre yetki başvuru saatinin 17.54 olduğu, M.K isimli işçinin sendika üyelik onay saatinin 15.10 olduğu ve M.E. isimli işçinin sendika üyelik onay saatinin 17.32 olduğu gözetildiğinde, Bakanlık tespitinin isabetli olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.