Belarustaki şantiyelerde çalışan işçinin işveren olduğunu iddia ettiği şahsa karşı açtığı işçilik alacakları davasında husumet yokluğu kararlarının Yargıtayca onanması.
Özet: Dava, davacının Belarustaki şantiyelerde çalıştığı iddiasıyla kıdem, ihbar tazminatları ve çeşitli ücret alacaklarının şahıs olarak gösterilen davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi davalının bir limited şirketin sahibi olması nedeniyle davanın şirkete yöneltilmesi gerektiği, ancak davacının verilen kesin süreye rağmen taraf değişikliği yapmadığı gerekçesiyle husumet yokluğundan davayı reddetmiş, istinaf mahkemesi ise limited şirket ortaklarının şirket borçlarından şahsen sorumlu olmadığı ve davacının kesin süreye uymadığı gerekçesiyle bu kararı onamış, Yargıtay da temyiz edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına hükmederek istinaf mahkemesi kararını onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/7247 E.  ,  2025/8959 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1099 E., 2025/1531 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 31. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/402 E., 2025/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait Belarus'ta yer alan ... ve ... şantiyelerinde çalıştığını, asıl işveren firma tarafından davalının şantiyede bulunan tüm eşyalarına el konulduğunu ve Türk işçi çalıştırılmayacağı söylenerek haksız olarak işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yemek ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının müvekkilinin işçisi olarak çalışmadığını, talep konusu ücret alacaklarına hak kazanılmadığını, ücret iddiasının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in ... Taahhüt Yapı İnşaat Mühendislik Müteahhitlik İthalat İhracat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin (... Taahhüt Ltd. Şti.) sahibi olduğu, bu nedenle davanın bu Şirkete yöneltilmesi gerekirken davalıya yöneltildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davacıya taraf değişikliğinde bulunmak ve davacıya ait pasaport kayıtlarını dosyaya ibraz etmek üzere 2 hafta kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacının taraf değişikliğine ilişkin beyanda bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çalışmanın ispatının işçinin yükümlüğünde olduğu, davacı ve arkadaşlarının yurt dışı iş sözleşmelerinin bulunmadığı, dosyada davalı için çalıştıklarını kanıtlayan yazılı bir delilin de sunulmadığı, tanık anlatımlarından davalının, ... Taahhüt Ltd. Şti. sahibi olarak Belarus ülkesinde ... ve ... illerinde fabrika inşaatları işi yaptığı anlaşılmakta ise de Ticaret Sicili Gazetesi'nde davalının "... Taahhüt Yapı İnşaat Mühendislik Müteahhitlik İthalat İhracat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" nin tek kurucusu olarak göründüğü, limited şirket ortaklarının veya sahibinin Şirket borçlarından dolayı şahsi sorumluluklarının bulunmadığı, Dairenin kaldırma kararında davalının ... Taahhüt Ltd. Şti.nin sahibi olduğu, buna göre davanın bu Şirkete yöneltilmesi gerekirken davalıya yöneltilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124/4 hükmü uyarınca husumette yanılma kabul edilerek adı geçen Şirkete husumetin tevcihi için davacıya süre verilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacı tarafından husumetin tevcihi yönündeki usul işlemlerinin Mahkemece verilen kesin süre içinde yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Çalışma olgusunun her tür delil ile ispatlanabileceğini,
2. Dosya içerisinde çalışma olgusunu ispat edebilecek Whatsapp yazışmaları, tanık anlatımı, yurda giriş ve çıkış kayıtları ile banka dekontlarının bulunduğunu,
3. Davanın husumet yokluğundan reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının davada taraf sıfatı bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.