Uluslararası çalışma ilişkisinde ücret, fazla çalışma ve tatil alacakları davasında Türk hukuku uygulanan bilirkişi raporuna dayalı kararın temyizde onanması.
Özet: Ummandaki davalı şirkette çalışan davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına yönelik açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin Türk hukukunun uygulanması gerektiğine ve kısmen kabul yönündeki kararlarının ardından, davalı vekilinin yabancı hukukun uygulanması, davanın türü ve bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılarak temyiz incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına hükmedilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/5769 E.  ,  2025/8950 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2663 E., 2025/966 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/848 E., 2022/619 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketlerin Umman’daki işyerinde 04.03.2014- 02.07.2016 tarihleri arası çalıştığını, ücretinin 6.000,00 USD olduğunu, aylık ücretinin içinde fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti de ödeniyormuş gibi muhasebeleştirme yapıldığını iddia ederek ücret, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, uyuşmazlığa yabancı hukuk uygulanması gerektiğini, ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde kazandığı herhangi bir ücret alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 04.03.2014- 02.07.2016 tarihleri arasında davalı işverenlikte çalıştığı, uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiği, ücretinin 6.000,00 USD olduğu ancak sözleşmenin ücrete ilişkin maddesinde bu ücretin; 4.237,00 USD temel ücret, 1.727,00 USD fix fazla çalışma ücreti olarak ayrıştırıldığı, bu doğrultuda yılda 270 saat fazla çalışmanın ücretin içinde olduğunun değerlendirildiği, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanarak hüküm altına alındığı, bu alacaklara %30 oranında indirim yapıldığı, hafta tatili ve ücret taleplerinin ise reddine karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, dava tarihinden geriye doğru zamanaşımı def'i dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini,
2. Belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini,
3. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ücretin hatalı tespit edildiğini,
4. Brütleştirmenin hatalı yapıldığını ileri sürülmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, davanın türü, ücretin tespiti ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.