Yabancı ülkede işçi alacakları davasında Umman hukuku ve zamanaşımı hükümleri uyarınca bölge adliye mahkemesinin davanın reddi kararının temyizen onanması.
Özet: Ummandaki bir işyerinde çalışan davacının kıdem, ihbar, fazla çalışma ve tatil ücreti gibi işçilik alacakları taleplerini içeren davada, ilk derece mahkemesi Umman hukukunu uygulayarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş, fakat bölge adliye mahkemesi, Umman İş Kanunundaki bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek ilk derece hükmünü kaldırıp davayı reddetmiştir; temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk ve zamanaşımı defi bakımından bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/775 E., 2025/1153 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 49. İş MahkemesiSAYISI : 2023/519 E., 2024/810 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlerin Umman’daki işyerinde 29.03.2012-28.09.2014 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, 06.00-19. 00... .00-06.00 saatleri olmak üzere iki vardiya hâlinde çalıştığı, ancak her iki vardiya saatlerinden sonra da çalışmanın devam ettiğini, dinî bayramların ilk günü dışında tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını iddia ederek bakiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında bir ilişkinin bulunmadığını, müvekkili Şirketin Umman’da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... İnş. San. ve Tic. AŞ (... İnşaat) cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunduklarını, iş sözleşmesi uyarınca Umman Kanunları'nın geçerli olduğu ve Umman mahkemelerinin yetkili olduğunu, Türk mahkemeleri yetkili görülürse de Umman hukukunun uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun uygulanması gerektiği belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece olaya Umman hukukunun uygulandığını, Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 7. maddesinin "Çalışanın işbu kanunda öngörülen haklardan herhangi birine ilişkin talepte bulunma hakkı, söz konusu hakkı kazandığı tarihten itibaren bir sene sonra zaman aşımına uğrayacaktır. İşbu kanunun uygulanmasından önce ortaya çıkan diğer hak talepleri ile ilgili olarak, bu bir yıllık süre işbu Kanunun hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesaplanacaktır." düzenlemesini içerdiği, davacının 29.03.2012-28.03.2014 tarihleri arası Umman Sultanlığı'nda çalıştığı, davanın 12.11.2015 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiği, içtihat değişikliğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 30. ve 33. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu çerçevede Yargıtay 22. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açacağı anlaşılmakla, benimsenen yeni görüş nedeniyle oluşan durumun davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine yansıtılmaması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... AŞ ve davalı ... Şirket vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalıların zamanaşımı def'inde bulunmadığını, 2.Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, Umman hukukunun uygulanamayacağını,3. Umman hukukuna göre zamanaşımı hesabının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ile davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.