9. Hukuk Dairesi, Kuveyt İş Kanunu 144. maddesindeki sürenin hak düşürücü değil, zamanaşımı olduğunu yeniden değerlendirerek karar verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, Kuveytte demir ustası olarak çalışan işçinin alacak davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin Kuveyt İş Kanunundaki bir yıllık süreyi hak düşürücü süre olarak yanlış nitelendirmesini tespit etmiş; ancak bu sürenin gerçekte zamanaşımı süresi olduğunu ve dava tarihinde dolmuş olması nedeniyle davanın reddi kararını usulen doğru bulurken, davayı kazanan davalı lehine vekalet ücreti ile yargılama gideri hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/4978 E.  ,  2025/8921 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/451 E., 2025/820 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 46. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/171 E., 2024/478 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2017-30.03.2019 tarihleri arasında davalı Şirketin ... işinde demir ustası olarak çalıştığını, net ücretin 700,00 Kuveyt Dinarı (KWD) olduğunu, davacının haftanın 7 günü 07.00-23.00 saatleri arasında ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil çalıştırıldığını, ücretin yurt dışında bulunan ... Bankasına yatırıldığını, davacının alacaklarının tam ve zamanında ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili Şirketin ... inşaatı adı altında bir şantiyesi bulunmadığını, davacının müvekkili Şirketin de ortak olduğu ... Şirketinin çalışanı olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, uyuşmazlığın Kuveyt kanunlarına göre Kuveyt'te çözülmesi gerektiğini, davacının 14.03.2018-20.03.2019 tarihleri arasında demirci olarak 473,00 KWD ücretle çalıştığını, davacının 20.03.2020 tarihli istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini sonlandırdığını, istifa ettiği için kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacının fazla çalışmasının olmadığını, davacıya haftada 1 gün izin kullandırıldığını, puantaj kayıtlarının incelenmesi ile de sözü edilen çalışma şeklinin anlaşılacağını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, çalışması hâlinde ücretinin ödendiğini, davacının hak ettiği tüm işçilik alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2010 tarihli ve 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun (Kuveyt İş Kanunu) 144. maddesindeki bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu değerlendirilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(1) hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava reddedildiği hâlde lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Kuveyt hukukunun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir.
Kuveyt İş Kanunu'nun 144. maddesinde belirtilen sürenin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede, bu sürenin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla Kanun'da yer alan zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince söz konusu sürenin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalıdır.
Diğer yandan, 6100 Kanun'un 297/2 hükmü uyarınca hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğinin yazılması da hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “hak düşürücü süre nedeniyle” ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.