Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve ulusal bayram alacaklarına ilişkin talepleri kabul eden bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bir işçinin haklı nedene dayanmadan işten çıkarıldığı, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığı, fazla çalışma yaptığı ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle açtığı alacak davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin işçilik alacaklarını kabul eden kararları, davalı işverenin (işveren sıfatı, ücret ve hesaplama hataları, belirsiz alacak davası niteliği, faiz başlangıcı gibi) temyiz itirazlarına rağmen, dosyadaki deliller, hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ve kararda belirtilen gerekçeler ışığında usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/7540 E.  ,  2025/8911 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3126 E., 2025/939 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/470 E., 2022/361 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010-2018 yılları arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanşımına uğradığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 13.02.2012-23.05.2018 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği hususu davalı işveren tarafından ispatlanamadığından kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının olduğu, hükme esas alınan hesaplamaların zamanaşımı def'i dikkate alınarak yapıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının sürekli olarak müvekkili Şirkette çalışmadığını, asıl işveren olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili Şirketin bütün dönemlerdeki alacaklarda sorumlu tutulması gerektiğini,
2. Hesaplamalarda esas alınan çıplak ücret ve giydirilmiş ücretin hatalı hesaplandığını,
3. Dosyada bulunan puantaj kayıtları ve bordrolara rağmen tanık beyanlarına göre yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, fazla çalışma hesabında ara dinlenme süresinin eksik hesaplandığını,
4. Kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını,
5. Hükmedilen faiz başlangıç tarihleri ve faiz oranlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı nezdindeki çalışma süresi, davaya konu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve hükmedilen faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.