İşçilik alacakları davasında; haksız feshin tespiti, asıl işveren-alt işveren sorumluluğu, iş kazası sonrası görev yeri değişikliğini reddeden işçinin kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma ve tatil ücreti talepleri üzerine temyiz.
Özet: İş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri süren bir işçinin kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları talebiyle açtığı davada, Bölge Adliye Mahkemesi, son alt işveren olan davalı güvenlik şirketinin tüm hizmet süresi boyunca diğer davalı asıl işverenle birlikte işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna ve işyeri değişikliği teklifinin esaslı değişiklik teşkil etmesi ile işçinin iş kazası nedeniyle raporlu olduğu dönemde yapılan feshin haksız olduğuna hükmederken; davalı alt işveren, bilirkişi raporuna, sorumluluğun kapsamına ve feshin haklılığına itiraz ederek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/805 E., 2025/880 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 39. İş MahkemesiSAYISI : 2024/427 E., 2025/32 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Güvenlik Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.09.2011-01.02.2013 tarihleri arasında davalı ... Tic. ve San. AŞ (... Şirketi) bünyesinde çalıştığını, 01.02.2013 tarihinden sonra ise asıl işveren ... Şirketi nezdinde, davalı ... Şirketinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunu, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalışmasına rağmen karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, 01.02.2013 tarihinden sonra müvekkili Şirkette çalışmaya başladığını, usulüne uygun olarak yapılan görevlendirmeye davacının uymaması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin diğer davalı Şirketten 01.02.2013-30.06.2016 tarihleri arasında hizmet satın aldığını, aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olmadığını, hizmet alım sözleşmesinin 30.06.2016 tarihinde feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinin ise 30.07.2016 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle davacının talep ettiği alacaklardan müvekkili Şirketin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kıdem ve ihbar tzminatına hak kazandığı, ödenmeyen yıllık izin ücreti, hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Şirketinin son alt işveren olarak tüm hizmet süresine ilişkin işçilik alacaklarından diğer davalı ... Şirketi ile birlikte sorumlu olduğu, davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesinin sona ermesi üzerine davacının yeni bir işte görevlendirildiğinin bildirildiği, ancak yeni işyerinin adresi ve ulaşım sorunu göz önünde bulundurulduğunda somut olayda esaslı değişiklik meydana geldiği, kaldı ki yeni görevlendirmedeki özlük haklarının açıklayıcı şekilde bildirilmediği, davacının mevcut hâli ile işyeri değişikliğini kabul etmediği, öte yandan davalı her ne kadar davacının görevlendirildiği işe gitmediği gerekçesi ile işten çıkarıldığını ileri sürmüş ise de davacının ... Şirketine ait işyerinde çalışmakta iken iş kazası geçirdiği, kolunun kırıldığı, iş sözleşmesi feshedildiği tarihte raporlu olduğu, bu nedenlerle feshin haklı nedene dayanmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, hükme esas alınan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin hesaplamaların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçeleriyle davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, ancak Mahkemece itiraz değerlendirilmeden raporun hükme esas alındığını,2. Davacının, müvekkili Şirket ile ilişkisi bulunmayan şirketlerdeki çalışmalarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının ve işyeri devri olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 3. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 4. Davacının yıllık izinlerini kullandığını, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını,5. Davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının talep ettiği alacaklardan davalı ... Şirketinin sorumlu olup olmadığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.