Yurt dışı şantiyelerinde istihdam edilen işçinin çeşitli işçilik alacakları talepli davasında, yabancı hukuk ve zamanaşımı kurallarının uygulanmasıyla davanın reddi kararlarının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yurt dışı şantiyelerinde çalışan işçinin haksız fesih ve işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri uyuşmazlığa yabancı iş hukukunun uygulanması gerektiği ve davanın bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı ve davanın süresinde açılıp açılmadığı konularındaki bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1737 E., 2025/716 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş MahkemesiSAYISI : 2019/585 E., 2024/181 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının yurt dışı şantiyelerinde 25.06.2006- 23.09.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, prim, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunarak somut uyuşmazlığa yabancı hukuk uygulanması gerektiğini, davacının proje bazlı, belirli süreli çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa ... iş hukukunun uygulanması gerektiği, buna göre davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa ... iş mevzuatının uygulanmasının yerinde olduğu, davacının iş sözleşmesinin fesih tarihi itibarıyla yürürlükte olan düzenlemeye göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, iş sözleşmesinin 23.09.2018 tarihinde sona erdiği, davacının 01.10.2019 tarihinde arabulucuya başvurduğu, arabuluculuk sürecinin 03.10.2019 tarihinde sona erdiği, davanın ise 11.11.2019 tarihinde açıldığı, arabuluculukta geçen süre de dikkate alındığında 1 yıllık sürenin geçtiği, dolayısı ile davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin Türkiye döndüğü zamanda haksız olarak feshedildiğini, tekrar ...'ya gidip oradaki uzlaştırma komisyonuna başvurması mümkün olmadığından Rus hukukundaki zamanaşımı sürelerinin başlamayacağını, 2. Davacının uzun süre çalışmasına rağmen çalışmasının az bir dönemi kapsayan iş sözleşmesine göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. İş sözleşmesi olmayan dönemler bakımından hukuk seçimi yapılmadığından Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 4. Davaya konu alacakların kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.