696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen çalışanın, görevde üst okul bitirmesi nedeniyle toplu iş sözleşmesinin 48. maddesi uyarınca üst ücret derecesine intibak talebi.
Özet: 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen ve sonrasında üst öğrenimini tamamlayan davacının, toplu iş sözleşmesinin üst okul bitirenlerin intibakına dair 48. maddesi uyarınca eksik intibakının yapılarak fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının ödenmesi talebi; işverenin bu hükmün sadece belirli bir madde kapsamında işe alınanlar için geçerli olduğu ve KHK ile kadroya geçen davacının bu haktan faydalanamayacağı savunmasına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemelerince haklı bulunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6706 E.  ,  2025/8885 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2714 E., 2025/1544 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 49. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/438 E., 2024/468 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı işyerinde ... Sendikası üyesi olarak çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosunda ortaokul mezunu olarak işe başladığını, 30.03.2021 tarihinde açık öğretim lisesinden mezun olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 48. maddesi gereği üst okul bitirenlerin haklarından faydalanmak amacıyla diplomasını ibraz ederek işyerine müracaat ettiğini, ancak intibakının gerçekleştirilmediğini, davacının eksik intibak ettirilerek hak kaybına uğratıldığını, söz konusu madde hükmünün uygulanmamasının eşitlik ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 28. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 48. maddesine göre üst okul bitirmesinden kaynaklı eksik yapılan intibakının yapılması gerektiğinin tespitine, fark ücret, fark akdi ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, işyerinde çalışmakta iken mezuniyet durumlarına göre bir üst okul bitiren işçilerin bir üst ücret derecesine intibak ettirilebilmesi için 28. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 21/(b)-(1) hükmüne göre işe başlatılması gerektiğini, davacının ise 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş yaptığını, saat ücretli çalışmak üzere işe alınmadığı ve kadroya geçişlerinin işyeri devri niteliğinde olmasının yanı sıra ücret derecelerinin toplu iş sözleşmesinin 21/(b)-(4) hükmünde belirtildiği gibi intibak ettirilmek suretiyle denkleştirme yöntemiyle belirlendiğini, buna göre davacının üst okul bitirmesi sebebiyle intibakının yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alt işveren işçisi olarak davalıya ait iş yerinde çalışırken 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş yaptığı, 28. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 48. maddesinde "20.09.2013 tarihi başlangıç olmak üzere, bu toplu iş sözleşmesinin "İş Sözleşmelerinin Yapılması" başlıklı 21. maddesinin (b) fıkrasının (1) numaralı bendine göre işe alınan ilkokul, ortaokul, lise, ön lisans veya meslek yüksekokulu mezunlarından işyerinde çalışmakta iken, bir üst okulu bitirenler: okul bitirme belgelerini (aslı ya da tasdikli suretini) okul bitirme tarihini takibeden 1 yıl içinde işyerlerine ibraz ettikleri takdirde, meslek hayatları boyunca bir kereye mahsus olmak üzere bir üst ücret derecesine terfi ettirilirler. Bu maddeye göre üst ücret derecesine geçirilen işçilerin bir önceki ücret derecesinde bekledikleri süreler yeni ücret derecesinde geçmiş sayılır. Bunların ücret dereceleri, tavan olarak belirlenen ücret derecesini geçemez. Bir üst ücret derecesi verilme ve intibak işlemleri okul bitirme belgelerinin ibraz tarihini takip eden ilk normal terfi tarihinde yapılır." şeklinde düzenleme bulunduğu, bu düzenlemenin toplu iş sözleşmesinin 21/(b)-(1) hükmüne göre işe alınan işçiler için getirildiği, davacının 30.03.2021 tarihli diplomasını davalı işverene ibraz ettiği, davacının söz konusu düzenleme kapsamında olduğu, bilirkişi tarafından dosya kapsamına uygun olarak hesaplamaların yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının fark alacaklarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda yöntemince belirlendiği, hükmedilen alacakların zamanaşımına uğramadığı, temerrüt tarihlerinin de toplu iş sözleşmesine göre tespit edildiği, faiz türlerinde hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının alt işveren işçisi olarak davalıya ait iş yerinde çalışırken 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş yaptığı ve toplu iş sözleşmesinin 21/(b)-(1) hükmüne göre saat ücretli çalışmak üzere işe alınmadığını,
2. Davacının ücret derecelerinin toplu iş sözleşmesinin 21/(b)-(4) hükmünde belirtildiği gibi intibak ettirilmek suretiyle denkleştirme yöntemiyle belirlendiğini,
3. Hükmedilen alacaklar için belirlenen temerrüt tarihleri ile faiz türlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra bir üst okul bitiren davacı işçinin 28. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi'nin 48. maddesinden yararlanıp yararlanamayacağı, talep ettiği fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile faizin türü ve başlangıcına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun ile öngörülmüş bir alacak kalemidir. İlk Derece Mahkemesince bu alacak bakımından bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş ise de toplu iş sözleşmesinde ilave tediye alacağı yönünden bir ödeme günü belirlenmiş değildir.
Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca, işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir. Dolayısıyla, somut olayda hüküm altına alınan ilave tediye alacağı için daha önce temerrüdün gerçekleştiği ispat edilemediğinden, arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine;
"3-Brüt 125,78 TL ilave tediye fark alacağının arabuluculuk son tutanak tarihi olan 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine," bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.