696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen işçinin ücret farkı, fazla çalışma, gece zammı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesi ve özel çalışma koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi.
Özet: Dava, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının ücretinin düşürüldüğü, salgın dönemindeki yoğun 24 saatlik nöbet sistemi çalışmaları nedeniyle fazla çalışma, gece zammı, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacaklarının eksik ödendiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı vermesi, Bölge Adliye Mahkemesinin ise davacının istinaf başvurusunu reddetmesi üzerine, davacı vekilinin toplu iş sözleşmelerinin hatalı uygulanması, özel çalışma koşullarının göz ardı edilmesi ve eksik hesaplamalar gibi nedenlerle temyiz yoluna başvurması sonucu, Yargıtayın işçinin ücret tespitinin ve alacaklarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını değerlendireceği bir uyuşmazlıktır.
9. Hukuk Dairesi         2025/5576 E.  ,  2025/8879 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1058 E., 2025/1202 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 55. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/808 E., 2024/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin salgın döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 10... 'er günlük nöbetler ile yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma, gece çalışması, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde de çalıştığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye alacakları, fazla çalışma, gece zammı ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye ve ikramiye alacakları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece çalışması ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılan sözleşmede herhangi bir miktar ve oran bulunmadığı; ayrıca bilirkişi raporunda, ücret, ikramiye ve ilave tediyelerinin 01.04.2018 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi ve Mayıs/2021 tarihinden itibaren ... ve ... ... Sendikası (...) ile ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca belirlenen ücret zamları uygulanarak ödendiğinin belirtildiği, kayıtlara göre de çalışılan ulusal bayram ve genel tatil günleri için ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu talebin reddine karar verildiği, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ise 19.10.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... davalı arasında imzalanan 01.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 4. maddesinde ücretin açıkça belli bir "%..." veya oran dâhilinde arttırılmasına yönelik hüküm bulunmadığı, davacının çalışma sisteminin, çalıştığı gün ve saatlerin puantaj kayıtları ile belirlendiği, puantaj kayıtlarına göre yapılan hesaplama dışında anılan çalışmaların bulunduğunun kanıtlanmadığı, mahsupta hata bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı alacak talepleri yönünden yapılan değerlendirmede toplu iş sözleşmelerinin uygulanması noktasında hatalı değerlendirme yapıldığını,
2. Davacının çalıştığı Kurumda bakıma muhtaç kişilere hizmet verildiği de gözetildiğinde davacının aynı çalışma sisteminde çalıştığının kabul edilemeyeceğini, sürekli bakım ve gözetim gerektiren kişilere hizmet veren davacının tam gün çalıştığını, işin doğası gereği çalışmaya ara vermesinin mümkün olmadığını, bu durumda fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı alacaklarına hak kazandığını, hükme esas alınan rapor ve dolayısıyla hükmün eksik incelemeye dayandığını,
3. Davacı işçiye günlük 11 saati geçen gündüz çalışmalarının ve gece 7,5 saati geçen gece çalışmalarının karşılığı ile haftalık 45 saati aşan ve yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini,
4. Mahsubun ilgili olunan aydan yapılması gerekirken toplam alacak üzerinden uygulanan mahsup işlemiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını, hesaplama döneminin taleplerine rağmen eksik olduğunu,
5. Davacının ücretinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve hiçbir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin ücretinin tespiti ile buna göre fark alacağının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile gece zammı ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.