Özelleştirme ve muvazaalı alt işverenlik iddiaları kapsamında feshedilen iş sözleşmesi nedeniyle talep edilen işçilik alacakları davasında arabuluculuk anlaşmalarının değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, özelleştirme nedeniyle haksız feshedildiğini ileri sürerek, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olması nedeniyle baştan itibaren asıl işveren işçisi sayılması gerektiğini iddia edip, farklı alt işverenler nezdindeki iki ayrı çalışma dönemi için kıdem, ihbar tazminatları ile fark ücret, yıllık izin, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, özelleştirme öncesi ve sonrası dönemleri ayrı değerlendirerek davalılarca yapılan arabuluculuk anlaşmalarını ve muvazaa iddiası ile emsal kadrolu işçi ücretini dikkate alarak hüküm kurmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2025/7108 E.  ,  2025/8876 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/560 E., 2025/1219 K.aret Limited Şirketi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/258 E., 2024/442 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... AŞ (...) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... işyerinde değişen alt işveren Şirketlerde 11.05.2010 tarihinden itibaren alt işveren işçisi olarak ancak asıl işverenin işinde bakımcı olarak asıl işverenin kadrolu elemanlarının emir ve talimatları altında, kadrolu işçilerle birlikte çalışmakta iken iş sözleşmesinin özelleştirme sebebiyle haksız ve ihbarsız olarak 12.01.2015 tarihinde fesih edildiği, iş sözleşmesi feshedilen müvekkilinin alt işveren çalışanı olduğu ve davalı ...'ın kadrolu işçisi olmadığından devri yapılan işçilerden olmadığını, daha sonra diğer davalı Şirket tarafından özelleştirme kapsamında satın alınan işyerinde, davalı ... AŞ'nin (... AŞ) yine muvazaalı olarak faaliyette bulunan alt işverenlerinde 01.02.2015 tarihinde işbaşı yaptığını, asıl işveren ... AŞ'nin işçileri ile birlikte ... AŞ'nin emir ve talimatları ile çalışmakta iken iş sözleşmesinin davalı asıl işveren tarafından haksız ve ihbarsız olarak 24.02.2016 tarihinde fesih edildiğini, davalılar ile dava dışı alt işverenler arasında kurulan asıl alt işveren ilişkisi muvazaalı olduğundan müvekkilinin hem ...'ın hem de ... AŞ'nin asıl işinde çalıştırıldığını, muvazaanın sonucu olarak müvekkilinin baştan itibaren davalı asıl işveren işçisi sayılması gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin çalıştığı süre içinde alması gereken ücretlerinin tespiti ile belirlenecek en son ücret üzerinden alacaklarının bilirkişi aracılığıyla hesaplanmasının gerektiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fark ücret, yıllık ücretli izin, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun ihale makamı olduğunu, davacının işten çıkartılmasında söz hakları olmadığını, davacının ... İnş. Şti tarafından çıkartıldığını, iş sözleşmesinin Şirket tarafından sonlandırıldığını, husumet ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak ve zamanaşımı def'ini ileri sürerek haksız açılan davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... AŞ cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunarak davacının iş sözleşmesinin işvereni ... Ltd. Şti. tarafından 12.01.2015 tarihinde özelleştirme nedeniyle feshedildiğini, devir sözleşmesi ile davacı işçinin hak ve sorumluluklarının ya da iş sözleşmesinin, müvekkili Şirkete devredilmediği açık olup müvekkili Şirketten herhangi bir talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, davacının asıl iş ve muvazaa iddialarının hukuken kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem dava dilekçesinde, hem de davalılarca sunulan cevap dilekçelerinde davacının iş sözleşmesinin özelleştirme ile feshedildiği kabul edilip fesih konusunda tarafların iradelerinin örtüştüğü, tanık ve asıl beyanları ile Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre de davacının işyerinin özelleştirme sonrası bir süre boşta kaldıktan sonra davalı ... AŞ'ye devrinden sonra 01.02.2015 tarihinde tekrar çalışmaya başladığı anlaşıldığından davacının ... bünyesinde ve özelleştirme öncesi geçen 11.05.2010-12.01.2015 tarihleri ile özelleştirme sonrası ... AŞ bünyesinde geçen 01.02.2015- 24.02.2016 tarihleri arasındaki çalışmaları iki ayrı çalışma dönemi olarak değerlendirilerek dava konusu işçilik alacakları yönünden davacı işçinin ... nezdindeki çalışma dönemi yönünden davalı ... AŞ'nin sorumluluğu olmadığı değerlendirildiği, dosya içerisinde yer alan 01.02.2019 tarihli arabuluculuk tutanağına göre davacının iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı konusunda davalı ... AŞ ile anlaşmaya vardığı ve ayrıca dosya içerisinde yer alan 30.04.2019 tarihli arabuluculuk tutanağına göre davacı ile davalı ... AŞ’nin özelleştirme tarihi olan 23.12.2014 tarihinden işe iade davasının sonucu olarak 24.02.2016 tarihine eklenen 4 ay ile fesih tarihi olan 24.06.2016 tarihine kadar olan çalışmaları nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret farkları için anlaşmaya vardığı, davacının baştan beri ... işçisi sayılması gerektiği ve davacıya emsal kadrolu ... işçi ücretinin ... 39. İş Mahkemesinin 2018/57 Esas sayılı dosyasında günlük brüt 92,63 TL olarak kesinleştiği, bu ücretin fesih tarihi olan 12.01.2015 tarihinde de geçerli olacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'dan kaynaklı olarak ilave tediye alacağı talebinin ve kesinleşen emsal ... işçisine ödenen ücretlere göre fark ücret alacağı taleplerinin yerinde olduğu kabul edilerek 28.10.2024 tarihli ek raporda hesaplanan brüt 30.503,50 TL fark ücret alacağının ve brüt 8.419,82 TL ilave tediye alacağının davalı ...'den tahsiline karar verildiği gerekçesiyle davalı ... AŞ yönünden açılan davanın; 11.05.2010-12.01.2015 hizmet dönemi yönünden usulden reddine, 01.02.2015-24.02.2016 hizmet dönemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince bilirkişiden alınan ek rapor, kaldırma kararına ve dosya kapsamına uygun olmakla yapılan yargılama ve varılan sonuç isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hükme esas alınan rapora karşı itirazlarının kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Hesaplamalara esas ücret ve süreleri kabul etmediklerinin eksik hesaplandığını,
c. Kesinleşen ... 39. İş Mahkemesi 2018/57 Esas sayılı dosyada hüküm altına alınan mahsubun hatalı olduğunu,
d. ... tarafından usul ve yasaya uygun yasal süresi içinde yapılan bir zamanaşımı def'inin bulunmadığını,
e. Ayrıca muvazaalı ilişki sebebiyle mağdur olan iyiniyetli muvazaanın tarafı olmayanlara karşı zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğinin hukukun genel temel ilkelerinden olduğunu,
d. Davacı aleyhine hükmetmiş olduğu vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu alacaklardan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, müvekkilinin ihale makamı olduğunu ve sorumluluğunun bulunmadığını,
b. Davacının çalışmış olduğu santral özelleştirme kararı sonucunda diğer davalı ... AŞ Şirketine devredildiği ve işyeri devrinden sonra 2 yıllık süre geçmiş olduğundan söz konusu alacakların teşekkülden talep edilebilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkilerinin muvazaalı olup olmadığı ve buna bağlı olarak dava konusu alacakların ispat ve hesaplanmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.